MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
Dolandırıcılığa teşebbüs ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanıkların beraatlarına ilişkin hükümler, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Sanıklardan...’nın, şikâyetçi tarafından imzalanıp kendisine verilen bonoya ilişkin alacağının kalmamasına rağmen, bu tarihten 8-10 ay kadar sonra katılan aleyhine 25.07.2009 ve 30.05.2009 vade tarihli, 86.0000,00 TL ve 160.000,00 TL bedelli bonolara istinaden ... ile kardeşi olan sanık ...’ın eski eşi...tarafından icra takibi başlatıldığının iddia edildiği olayda; sanıkların savunmalarında, 2015 yılında vefat eden şikayetçiyle aralarında dükkan alım ve satım ilişkilerinin olduğunu, söz konusu senetlerin bu ilişki dolayısıyla kendilerine verildiğini belirterek suçlamaları kabul etmemeleri yanı sıra adli tıp kurumunun raporunda, satım sözleşmesi fotokopilerinde bulunan, “... ve okudum” yazılarının şikayetçiye ait olabileceği ve karakteristik nitelik arz etmeyen imzaların aidiyetinin tespit edilemediğinin belirtilmesi nedeniyle şikayetçi tarafından da imzalanmış olabilecekleri değerlendirildiğinden, sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair cezalandırılmalarına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit bulunmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 22.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy