MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ:Dolandırıcılık
HÜKÜM:TCK'nın 167/1-c-son maddesi uyarınca sanık hakkında sabit olan banka aracı kılınarak dolandırıcılık suçundan ceza tayinine yer olmadığına ilişkin mahkemenin 07.06.2011 tarihli kararında direnilmesine ilişkin
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık hakkında TCK’nın 167. maddesi uyarınca verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm, Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanık hakkında hükmolunan ceza verilmesine yer olmadığına dair Üsküdar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.06.2011 tarih ve 2010/459-2011/340 sayılı kararının Dairemizin 15.01.2015 tarih ve 2013/3836-2015/548 sayılı ilamıyla, somut olayın mağdurunun banka olması nedeniyle sanığın TCK’nın 158/1-f ve 43. maddesi gereğince mahkûmiyetine hükmolunması gerektiğinden bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği,
Bozmadan sonra, İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda adı geçen mahkemenin 22.04.2015 tarih ve 2015/39-143 sayılı ilamıyla direnme kararı verildiği anlaşılmış olmakla,
Hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 36. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 307. maddesinin 3. fıkrası gereğince dairemize gelen dosya incelenerek gereği düşünüldü,
İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.04.2015 tarih ve 2015/39-143 sayılı direnme kararı yerinde olduğundan kabulüyle, Dairemizin 15.01.2015 tarih ve 2013/3836-2015/548 sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede;
Sanığın, kardeşine ait gerçek nüfus cüzdanıyla kardeşinin bankadaki hesabından değişik tarihlerde para çekmek suretiyle TCK’nın 158/1-f maddesinde yer alan dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; suç tarihinde aynı konutta birlikte ikamet ettiği asıl mağdur olan kardeşine yönelik eylemi nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 167. maddesi gereğince verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair hükmün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısının, sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 10.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.