MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK’nın 155/2, 62, 52/2, 51. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili ve sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Katılan .... ile çiftçilik yapan sanık arasında 06/12/2007 tarihinde Konya 2. Noterliğinde düzenleme şeklinde finansal kiralama sözleşmesini akdettiği, sözleşme ile sanık ...'a bir adet Valtra marka kepçeli traktör kiralandığı ve aracın kendisine tevdi ve teslim edildiği, sanığın yükümlülüklerini yerine getirmemesi neticesinde katılan şirket tarafından 14/01/2009 tarihinde Beşiktaş 5. Noterliği aracılığıyla borçlarını ödemesi, ödememesi halinde sözleşmeni feshedileceğine dair ihtarname çekildiği, buna rağmen sanığın malı ve kira bedelini iade etmediği, bu şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan olayda;
Katılan şirket tarafından suça konu kepçeli traktörün teslimine dair noter kanalıyla ihtarın usulüne uygun şekilde sanığa tebliğ edilemediği ve malın teslimi konusunda sanığın haberinin olmadığı, bu haliyle temerrüt şartı gerçekleşmeyen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi,
Kabule göre de;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan mülga 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunundaki sözleşmeden ... davaların ticari dava niteliğinde bulunduğu yönündeki 31. madde hükmüne benzer bir düzenlemenin inceleme tarihinde yürürlükte bulunan 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nda yer almaması ve finansal kiralama sözleşmesinin tarafı konumunda bulunan sanığın kira konusu kepçeli traktörü ticari bir işletmenin faaliyetleri çerçevesinde kiralamamış olduğunun anlaşılması karşısında; 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenleme de nazara alınarak sanığın eyleminin, 5237 sayılı TCK'nın 155/1. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu halde yazılı şekilde TCK'nın 155/2 maddesi gereğince mahkûmiyet hükmünün tesisi,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy