MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 158/1-d, 52/2-4, 53. maddeler gereğince
mahkumiyet (ayrı ayrı), Sanık ... hakkında ayrıca TCK’nın 58. maddesi
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar hakkında verilen mahkumiyet hükümleri sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... ve sanık ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Katılanın, taşınmazını internet üzerinden ve 1.300.000 TL değerle satışa çıkardığı, sanık ...’in katılanı arayarak taşınmaza alıcı olduğu ve yaptıkları pazarlık sonucu anlaştıkları, sanık ...’in sanık ...’yi eşi olarak tanıştırdığı, katılanın da kendisinin acelesinin olması nedeniyle satış için sanık ...’ye noterde vekalet verdiği, sanık ...’in, aslında yurtdışında yaşadığını, paranın yurtdışından gelerek katılanın hesabına geçeceğini söyleyerek katılanı kandırdığı, katılanın İstanbul’a gitmesinden sonra, sanığın, taşınmaz üzerinde istimlak yapılacağını duyduğunu söyleyerek taşınmazı almaktan vazgeçtiğini katılana söylediği, bu arada sanık ...’nin elindeki vekaletnameye dayanarak sanık ...’e taşınmazı devrettiği, yirmi gün sonra da taşınmazın sanık ...’a satıldığı, katılanın durumdan sonradan haberinin olduğu, böylece sanıkların eylem ve fikir birliği içinde hareket etmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1-Sanıklar ... ve ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık, katılan ve tanık beyanları ile dosya kapsamına göre, suçun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanıklar müdafiinin suçun sabit olmadığı gerekçesine dayanan temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık ... ve ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık ... hakkında verilen hüküm açısından; katılana yönelik nitelikli dolandırıcılık suçu işleyen kişinin gerçekte ... isimli kişi olduğu, bu kişinin ... kimlik bilgilerini kullanarak suç işlediğinin kimliği kullanılan ... tarafından dilekçe ile bildirildiği, Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından da suçu gerçekten işleyen ... hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu belirtilmekle, ilgili suç duyurusu dosyasının getirtilmesi, iddiaların araştırılması, sonucuna göre suçun gerçekte kim tarafından işlendiğinin kesin olarak belirlenerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeyerek eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmü açısından; sanığın, suça konu taşınmazı, sanık ...’den 140.000 TL’ye aldığı iddia edilmekle ve katılanın da 1.300.000 TL bedelle taşınmazı satışa çıkardığını söylemesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, suça konu taşınmazın suç tarihi itibariyle değerinin ne olduğu ve katılan tarafından hangi değer üzerinden satışa sunulduğunun ilgili kayıtların getirtilerek belirlenmesi, sanık ile diğer sanıklar arasında suç tarihinden önce veya sonra telefon görüşmesi yapılıp yapılmadığı, sanığın, diğer sanıkları tanıyıp tanımadığı, sanık tarafından, diğer sanık ...’e taşınmaza karşılık olarak verildiği belirtilen paranın ne şekilde teslim edildiği hususlarının araştırılması, söz konusu taşınmazın devri ile ilgili taraflar arasında devam eden hukuk davası veya davalarının dosyaların getirtilerek incelenmesi, onaylı suretlerinin dosyaya konulması, buna göre; sanığın diğer sanıklarla ne şekilde eylem ve fikir birliği içinde hareket edip etmediği, taşınmazın değeri ve taraflar arasındaki ilişkinin boyutu ile süresine göre, suç işleme kastının bulunup bulunmadığı, sanığın iyiniyetli bir alıcı konumunda olup olmadığı hususlarının karar yerinde tartışılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca, hükümlerin BOZULMASINA, 02/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy