MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK 157/1, 52, 53 maddeleri gereği mahkumiyet ( Her iki sanık hakkında ayrı ayrı )
Dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık ... ve sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın kullanmış olduğu telefonunu arayan şahsın kendisinin Mali Şubeden Başkomiser ... olduğunu, ... isimli bir şahsın internet üzerinden katılana ait kredi kartını boşalttığını, bu şahsın yakalanabilmesi için vereceği hesap numarasına para yatırılması gerektiğini söylediği ve katılanın da şahsın vermiş olduğu hesap numarasına parayı yatırdığı, sanıkların bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda; eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşup oluşmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nın ve sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca sair hususlar incelenmeksizin BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 29/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy