MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM: TCK’nın 158/1-f, 43/1, 52/2, 53, 204/1, 43/1, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler; sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adreste tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde,
Katılan ...’nun yokluğunda verilen hükümler, 06/12/2012 tarihli talimat duruşmasındaki ifadesinde bildirmiş olduğu adresine gerekçeli karar tebligatı çıkartılmaksızın doğrudan katılanın MERNİS kayıt sistemindeki adresine ve sonrasında Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından, gerekçeli kararın usulüne uygun bir şekilde katılan ...’e tebliğ edilip, temyiz dilekçesi vermesi halinde ek tebliğname de düzenlenmesinden sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.