MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılığa teşebbüs
HÜKÜM : Ayrı ayrı TCK'nın 157/1, 35, 52, 53 maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılığa teşebbüs suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde sanıkların katılan ...'ı arayarak kendilerini savcı olarak tanıtıp katılanın banka hesaplarına girildiğini, bu işleri halletmek için geri iade edilmek kaydıyla söyledikleri hesaba para yatırmasını söyledikleri, katılanın da bankadaki 29.674.66 TL parasını çekerek verilen hesaba yatırdığı, ancak banka görevlilerinin durumdan şüphelenmesi üzerine paranın havale edildiği banka görevlilerini uyardıkları, sanıkların paraya çekmeye geldikleri sırada emniyet görevlilerince yakalandıkları, bu suretle dolandırıcılığa teşebbüs suçunu işlediklarının iddia edilmesi karşısında; eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 06/06/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy