MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nun 158/1-l, 158/3, 52 ve 53. maddeleri gereğince mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair hüküm
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkûmiyetine yönelik yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesince verilen hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü,
Sanık ... hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz talebi bulunmadığından, diğer sanık ... hakkındaki mahkumiyet hükmü ile sınırlı olarak yapılan incelemede;
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinde ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'' denilmesi ile aynı kanunun 294. maddesinde yer alan ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir'' hükmü ve aynı kanunun 301. maddesinde belirtilen ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar'' şeklinde düzenlemeler gözetilerek; sanık müdafiinin “davada belirtilen kanıtların somut ve ikna edici olmadığına, soyut gerekçelerle alt sınırdan uzaklaşıldığı ve artırım maddesinin uygulanmasına karar verildiğine” ilişkin temyiz taleplerinin bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Sanığın, suç tarihinde, firari olması nedeni ile hakkında ayırma kararı verilen şüpheli ...ve kimliği tespit edilemeyen diğer şüpheli ile birlikte hareket ederek, önce şüphelilerden birinin katılan ...’yı arayarak kendisini “polis” olarak tanıtıp, daha sonra telefonu “savcı” olduğunu söylediği diğer şüpheliye verdiği, bu şüphelinin de katılan ...’dan evde kızı diğer katılan ...’in olduğunu öğrenmesi üzerine, suça karışmış olabileceğini söyleyerek önce katılan ...’in cep telefonu numarasını aldığı, ardından da diğer şüphelinin bu kez katılan ...’i arayarak başka bir odaya geçmesini söylediği, diğer şüphelinin de katılan ...’dan evde bulunan para ve altınları mutfak masasının üzerine bırakarak başka bir odaya geçmesini istediği, diğer şüphelinin de bu kez katılan ...’den mutfak masasında bulunan para ve altınları bir poşete koyarak, annesine bilgi vermesine müsaade etmeden dışarı çıkmasını sağladığı, ardından da telefondaki şüphelinin yönlendirmesi ile katılan ...’in suça konu 130.000 TL değerindeki altın ve paraları, cadde üzerinde bekleyen sanığa verdiği, bir süre sonra katılanların dolandırıldıklarını anladıkları, sanığın başka bir dolandırıcılık eyleminden elde ettiği paralar ile birlikte Şanlıurfa iline girdiği esnada kolluk kuvvetlerince yakalandığı, sanığın bu surette nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda, nitelikli dolandırıcılık suçundan ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu mahkumiyet hükmüne yönelik bölge adliye mahkemesince verilen istinaf isteminin esastan reddine dair kararı hukuka uygun bulunduğundan, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan bölge adliye mahkemesi hükmüne yönelik sanık müdafiinin TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİNE, 17/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy