MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Katılanlar ... ve ...'e karşı ayrı ayrı TCK'nın 157/1, 52, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, katılanları telefonla arayıp kendisini terörle mücadele şube müdürlüğünde çalışan başkomiser olarak tanıtıp, hesaplarından terör örgütüne para akışı olduğunu ve bu nedenle operasyon yapılıp örgüt üyelerinin yakalanması gerektiğini, bu nedenle verdiği hesap numaralarına para gönderilmesini istediği, bu şekilde katılan ...'dan 1.750 TL, katılan ...'den 7.100 TL menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması karşısında eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 158/1-L maddesinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 29/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy