MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK'nın 157/1, 52/2-4, 53. maddeleri gereğince ayrı ayrı mahkumiyet
Dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar ..., ..., ... ile sanık... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
... mahallesinde 38.700 m2 tarlası olduğunu öğrendikleri katılana ulaşan sanıkların, gerçek kimliklerini gizleyerek kendilerini zengin iş adamı olarak tanıtıp katılanın sahibi bulunduğu tarla vasfındaki araziden imar uygulaması geçirterek arazinin değerini arttıracaklarını belirterek yüksek gelir vaadinde bulundukları, ancak bu işlemler için tapunun kendi adlarına olması gerektiğini, kısa bir süre sonra taşınmazın devrini yeniden katılana vereceklerini belirterek taşınmazın kendi adlarına devretmeye katılanı ikna edip, devraldıkları taşınmazı bir daha katılana iade etmediklerinin kabul edildiği olayda;
Sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesinde düzenlenen kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ile sanık Hulusi müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına 07/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy