Dolandırıcılık suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Erzin Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27.12.2017 tarih ve 2017/1491-1131 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İskenderun Sulh Ceza Hâkimliğinin 14.05.2018 tarih ve 2018/493 değişik iş sayılı kararı aleyhine yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 28.11.2018 gün ve 94660652-105-31-9209-2018 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.12.2018 gün ve 2018/96910 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı kanunun 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan kanunun 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan kanunun 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, müştekilerin mülkiyeti ...'e ait taşınmazı satın almak için emlakçılık işiyle uğraşan şüpheliyle aralarında yaptıkları anlaşmaya istinaden 2.000,00 Dolar bedeli kaparo olarak şüpheliye vermelerine rağmen söz konusu taşınmazın devrinin kendilerine yapılmaması ve anılan kaparonun da kendilerine iade edilmemesi nedeniyle yapılan başvuru üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, Erzin Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şüphelinin alınan savunmasında özetle, banka kredisinin onaylanmaması nedeniyle müştekilerin söz konusu taşınmazı kararlaştırılan sürede satın alamadıklarını, kaparonun ise kendisi tarafından mal sahibine teslim edildiğini, müştekilerce anlaşma yerine getirilemeyince kaparonun mal sahibince iade edilmediğini ifade ederek atılı suçlamayı kabul etmemesi karşısında, öncelikle mal sahibi ...'in ifadesinin alınması ile müştekilerin banka kredisi başvuru belgeleri ve kaparo bedeli hakkında yapıldığı belirtilen icra takibine ilişkin dosyanın temin edilmesi suretiyle, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabul edilmesi yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, İskenderun Sulh Ceza Hâkimliğinin 14.05.2018 tarih ve 2018/493 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde merciince yerine getirilmesine, 18.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy