MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sanık hakkında verilen, TCK’nın 37/1 delaletiyle, TCK’nın 158/1-L, 158/3, 52, 53 ve 63. maddeleri gereğince mahkumiyet hükmünün kaldırılarak, sanığın TCK’nın 37/1 delaletiyle, TCK’nın 158/1-L, 158/3, 52, 53, 63 ve CMK 283. maddeleri gereğince mahkumiyetine dair hüküm
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin hükmüne yönelik, sanık ve müdafisi tarafından istinaf yoluna gidilmesi üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi'nin, hükmün kaldırılarak sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmü, sanık müdafisi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinde ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'' denilmesi ile aynı kanunun 294. maddesinde yer alan ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir'' hükmü ve aynı kanunun 301. maddesinde belirtilen ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar'' şeklinde düzenlemeler gözetilerek; sanık müdafisinin “davada belirtilen kanıtların somut ve ikna edici olmadığına, dosyaları tefrik edilen şahıslar ile sanığın iştirak halinde bulunmadığına, soyut gerekçelerle alt sınırdan uzaklaşılarak karar verildiğine” ilişkin temyiz taleplerinin bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Sanığın, suç tarihinde, açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen ... İltezer.... ve.... isimli kişiler ile iştirak halinde hareket ederek, suç tarihinde otobüs ile tek başına Kütahya’ya geldiği, kimlikleri tespit edilemeyen şahısların katılan ...’yi arayarak kendilerini “emniyet amiri” olarak tanıtıp, katılanın eşi üzerinden yüklü miktarda para ve altın transferi yapıldığını, bu nedenle evlerinde polisin arama yapacağını söylediği, katılanın da buna inanarak, telefondaki şahsın yönlendirmesi sonucu, evde bulunan 5.150 TL değerindeki para ve altını bir poşet içerisine koyarak pencereden dışarı çıkarttığı, bu esnada diğer şüphelinin telefon ile sanığı bu adrese yönlendirdiği, katılanın da sanığı aşağıda görmesi üzerine, yine telefondaki şahsın yönlendirmesi sonucu poşeti aşağıya attığı, sanığında poşeti alarak olay yerinden uzaklaştığı, sanığın aynı gün içerisinde başka bir mağdura yönelik benzer eylemi nedeni ile kolluk kuvvetlerince şehir meydanın da yakalandığı, sanığın bu surette nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda,
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde, Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kurulan hükümde adli para cezasının usul ve yasaya uygun olarak belirlenmemesi nedeniyle vaki istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak, kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek, sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair verilen hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, verilen karar hukuka uygun olduğundan, sanık müdafisinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz isteminin ESASTAN REDDİNE, 05/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.