MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Düşme (ayrı ayrı)
Dolandırıcılık suçundan sanıklar hakkında verilen düşme kararına ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 7. ve 5252 sayılı Kanun'un 9. madde hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen "dolandırıcılık" suçunun kanunda gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tâbi olduğu 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının, 09/02/2006 olan suç tarihinden hüküm tarihine kadar dolmuş olduğu anlaşılmakla, zamanaşımı nedeni ile verilen düşme hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Sanıklar hakkındaki kamu davalarının CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle ‘’düşmesine’’ hükmedilmesi gerekirken, ‘’düşürülmesi’’ denilmek sureti ile hükümler kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun'un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından “düşürülmesine’’ ibaresinin çıkarılıp ‘’düşmesine’’ ibaresinin eklenmek suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14/02/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy