MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM: TCK'nın 155/2, 62/1, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, kendi adına katılan şirketten finansal kiralama sözleşmesi ile kiraladığı traktörün kira bedelini ödememesi üzerine, katılan şirket tarafından 60 gün içerisinde kira bedelinin ödenmesi, aksi takdirde sözleşmenin feshedileceği, takip eden 3 gün içerisinde traktörü teslim etmesi gerektiğine dair sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilen ihtarnameye rağmen sanığın söz konusu traktörü katılan şirkete teslim etmeyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan mülga 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunundaki sözleşmeden doğan davaların ticari dava niteliğinde bulunduğu yönündeki 31. madde hükmüne benzer bir düzenlemenin inceleme tarihinde yürürlükte bulunan 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nda yer almaması ve finansal kiralama sözleşmesinin tarafı konumunda bulunan sanığın kira konusu traktörü ticari bir işletmenin faaliyetleri çerçevesinde kiralamamış olduğunun anlaşılması karşısında; eylemin, şikayete tabi olan 5237 sayılı TCK'nın 155/1. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğu, katılan şirket tarafından gönderilen kiralanan traktörün tebliğden itibaren 60 günlük süreyi takip eden 3 gün içinde teslim edilmesi gerektiğine dair ihtarnamenin sanığa 11/01/2010 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede belirtilen sürenin bitim tarihi olan 13/03/2010 tarihinde sanık tarafından traktörün teslim edilmediği, bu nedenle 13/03/2010 tarihinin suç tarihi olarak kabulünün gerektiği, katılan şirketin vekili aracılığıyla sanık hakkındaki şikayetinin suç tarihinden 6 ay geçtikten sonra 16/11/2015 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nın 73/1-2 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilmek suretiyle ve yazılı şekilde suç vasfında hataya düşülerek mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.