(818 S. K. m. 108)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara Asliye 1. Ticaret Mahkemesince görülerek sübut bulmayan davanın reddine dair verilen 9.5.1975 tarih ve 40 - 167 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı avukatı tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı avukatı H. Ertaş ile davalı avukatı İ. Erdemir gelip temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere, dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı taşeron, davalı ile arasındaki bu hukuki ilişki nedeniyle inşaat mahalline yığdığı 115.444,15 lira değerindeki elektrik malzemesine el koyan üçüncü şahıs idare tarafından malzeme bedeli olarak müteahhide verilen 92.355,80 liradan kendisine ödenmiş, 64.464,35 lira dışında kalan 50.980,45 liranın davalı yükleniciden tahsili istenmektedir.
Davalı konusu uyuşmazlık, taşeronluk sözleşmesinin bozulmasında ortaya çıkmıştır. Elektrik malzemesinin davacı Ş. Camcıya aidiyetinden, değerinin 115.444,15 liradan ibaret bulunduğunda bulan mukabil Türkiye Elektrik Kurumu'nca davalı yükleniciye 92.355,80 lira verildiğinde bu paradan davacı Ş. Camcıya 64.464,35 lira ödendiğinde, mahkemece halli gereken taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur.
Çekişmeli yön sadece malzeme değerini teşkil eden 115.444,15 liranın davalı tarafından aynen davacıya iadesine gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. olayda taşeronluk sözleşmesinin bozulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, Borçlar Kanununun 108. maddesi buyruğuna göre davacı ve davalı sözleşme uyarınca bozmadan önce birbirlerine verdikleri şeyleri geri alabilirler. Onun için davacının inşaat mahallinde hazırladığı elektrik malzemesini aynen geri alması lazımdır. Ne var ki, davacının da bildiği başka bir hukuki durum nedeniyle dava dışı Elektrik Kurumu da davalı yüklenici ile aralarında mevcut eser sözleşmesini fesh ederek dava konusu malzemeyi satın alıp parasını davalıya verdiğine göre, davalı ancak üçüncü şahıs Türkiye Elektrik Kurumu'ndan tahsil ettiği 92.355,80 liradan davacıya daha evvel ödemiş bulunduğu miktarın indirilmesinden sonra haksız olarak alıkoyduğu bakiye 27.891,45 lira malzeme parasını davacıya vermelidir. Davalıya malzemenin gerçek değeri ödenmediği için davacıya daha fazla borç olduğu kabul edilemez.
Hal böyle olunca, davanın kabulüne ve 27.891,45 liranın davalıya ödetilmesine karar vermek icap ederken aksine düşüncelerle istemin reddi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Davacının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 1.000 lira murafaa vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve istek olursa temyiz peşin harcının davacıya iadesine, 2.12.1975 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy