(818 S. K. m.355, 365, 371) ( 1086 S. K. m. 288, 289)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Bursa Asliye İkinci Hukuk Hakimliğince görülerek 244.761 liranın dava tarihinden itibaren % 5 faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine dair verilen 17.04. 1980 tarih ve 1167-313 sayılı hükmün temyizen incelenmesi davalı avukatı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 244.761 liranın davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- BK. nun 355, 371 maddelerinde yazılı eser sözleşmesi (istisna akdi) yazılı biçime bağlı tutulmamıştır. Ne var ki; sözleşme ilişkisi Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümleri çevresinde ispat edilebilir.
Davacı, davalı ile yapılan sözlü anlaşmaya göre davalı müteahhidin 550.000 lira götürü bedel karşılığında anahtar teslimi, projesin uygun birer daireli üç katlı bina yapımını taahhüt ettiği, 357.975 lira ödemelere karşılık, delil tespiti raporuna göre 89.134 liralık iş yaptığını, fazla ödenen 268.841 liranın davalıya ödettirilmesini istemiş davalı vekili ise 10.11.1978 günlü cevabında 227.001 lira 80 kuruş alındığını, toplamı, 124.000 liralık teslimatı kabul etmediklerini ... dava konusu olması gereken meblağdan, yapılan iş ve emek tenzil edildiği takdirde alınan meblağ ile yapılan iş başa baş geldiğinden davanın reddini savunmuştur.
Götürü taahhütte, müteahhit bütün giderleri içine alacak ve kesin bir fiyat karşılığında eserin yapımı yüklenmiş olur. Götürü bedelin, davacının iddiası gibi 550.000 lira olduğu konusunda davalıdan ne diyeceği sorulmalı, HUMK. ndaki hükümler dairesinde inceleme yapılmalı götürü bedelin miktarı belirlenmelidir.
2- Ödemeler hususunda taraflar arasında miktar bakımından mutabakat yoktur. Bir hakkın doğumu düşürülmesi devri; değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri beşyüz lirayı geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Senetle ispatı gereken hususlarda ise Hakimin, yazılı delil araman halleri hatırlatarak, karşı tarafın açık muvafakati halinde tanık dinleyebileceği mümkün iken HUMK. nun 288, 289. maddelerine aykırı olarak tanıkların dinlenilmesi ve sözlerine dayanılarak karar verilmesi doğru değildir.
3- Bursa İkinci Asliye Hukuk Hakimliği'nin değişik işler E: 1978/446, K: 1978/386 sayılı delil tespitindeki bilirkişi raporu davalıya tebliğ edilmemiştir. Davalı vekili 10.11.1978 günlü davaya cevap dilekçesinde bu rapora karşı itirazda bulunmuştur. Bu durumda götürü bedelin miktarı yukarıda 1. maddede de açıklandığı üzere belirlendikten sonra bilirkişiye başvurularak götürü bedele göre inşaatın kaçta kaçının tamamlandığı tespit edilmeli ve böylece bulunacak oran götürü bedele uygulanmalı ve yapılan işin karşılığı kesinlikle hesaplanmalıdır.
Mahalli mahkemenin bütün bu yönleri gözden kaçırarak eksik inceleme ile ödetme kararı vermesi usul ve kanuna aykırı görülmüştür.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.11.1980 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy