(818 S. K. m. 39)
Dava ve Karar: Davalı Y.G. vekili, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini kooperatifi temsilen hareket edildiğini, olayın davacı ve davalı kooperatif yetkililerini huzurunda ceryan ettiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia savunmalar, bilirkişi raporu, tanık sözleri, ilgili dosya ve belgelere göre, davalı kooperatifin ana sözleşmesi gereğince ancak iki imza ile temsil edilebileceği iki imza ile yapılan sözleşme değişikliğinin kooperatifi bağlamayacağı yönetim kurulunca kabul olunmamasına rağmen davalı Genel Müdürün tek imza ile sözleşmedeki fiyatı artırdığı, yetkisini aştığı bu nedenle şahsen sorumlu olduğu gerekçeleriyle, davalı kooperatif hakkındaki davanın reddine (2.018.581) liranın davalı Y.G.'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı ile davalılardan Y.G. vekilleri temyiz etmişlerdir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı Y.G. vekilinin temyizine gelince;
Her ne kadar selahiyeti olmadan diğer bir şahıs namına akit yapılması halinde;
BK. nun 39/1 maddesi birinci cümlesi gereğince, icazetten serahatten veya zımnen imtina olduğunda, meydana gelen zararın tazmini için, mümessil sıfatını takınan kimse aleyhine dava açılabilir ise de aynı maddenin ikinci cümlesinde, bu kimsenin, karşı tarafın selahiyeti bulunmadığını bildiğini veya bilmesi gerektiğini kanıtladığı takdirde, hakkında dava açılamayacağı belirtilmiştir.
Olayımızda ise, sözleşmenin düzenlenmesinden sonra davacı tarafın fiyat artışı talebinde bulunması üzerine, davalı kooperatifin işin incelenmesi için diğer davalı genel müdürünü görevlendirdiği, davalı genel müdürün malın kilosunun (50) liraya alınmasının uygun olacağını ancak bu konuda yönetim kurulunun yetkili bulunduğunu, yönetim kurulunu ikna edeceğini, davacı tarafı bildirdiği yeni fiyatın saptanması yönünden, her iki kooperatif görevlilerinin toplandıkları, davalı kooperatif yönetim kurulunun fiyat artışını kabul etmeyince, daha önce davacı tarafı fiyat artışını sağlayacağına ilişkin söz veren, ancak sözünü yerine getiremeyen davalı Y.'in fevri bir hareketle toplantıyı terk edip, söz konusu ve fiyat artışının kabul edildiğini içeren 14.7.1980 günlü yazıyı hazırlayıp yetkisini aşarak (kooperatif adına) tek başına imzaladığı ve toplantı sırasında davacı temsilcilerine verdiği böylelikle, davacı tarafın genel müdürün fiyat artışı yetkisi olmadığını, yönetim kurulunun icazet vermediğini açıkça bildiği, buna rağmen malı teslim edip, sözleşmenin tadil edildiğinden bahisle dava açtığı tanık sözlerinden ve dosya kapsamından anlaşılmıştır.
O halde, bu davalı hakkında da davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde tahsil kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 no.lu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 no.lu bentte yazılı nedenlerle davalı Y.G. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy