(2004 S. K. m. 97)
Dava: Taraflar arasındaki davanın Ankara 3. İcra Tetkik Mercii Hakimliğince görülerek davanın reddine dair verilen 24.10.1983 tarih ve 870-1014 sayılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu ve gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının, müvekkilinin eşi aleyhine yaptığı icra takibi sırasında, müvekkiline ait gecekondunun haczedildiğini, gecekondu ile borçlunun bir ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulünü talep ve dava etmiştir. Davalı, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, isbat olunamayan davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
7.7.1983 günlü tutanak ile haczedilen dava konusu gecekondu enkazının, davacıya ait olduğunu borçlu, haciz sırasında açıklamış, davacı da, istihkak iddiasında bulunmuştur. 10.7.1981 günlü hakim huzuru ile yapılan bir tespitte, tanık Adem, gecekonduyu zilyetliği ile birlikte 9.5.1980 gününde davacıya sattığını, davacıya ait olduğunu, çocukları ile birlikte içinde oturduğunu belirtmiş, aynı tarihli ve davacı adına düzenlenmiş vergi kaydı da, davacı iddiasını ve tanık sözlerini doğrulamıştır.
Olayda, Hazine arazisi üzerine inşa edilmiş haciz konusu gecekondu enkazının borçluya ait bulunduğuna ilişkin hiçbir delil dosyada mevcut değildir.
Bu itibarla, istihkak iddiasının kabulüne karar verilmek gerekirken, yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 07.02.1984 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy