(818 S. K. m. 362, 126)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilen hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili duruşma istemiş olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. BK.nun 362/son maddesi uyarınca yapılan şeydeki kusur sonradan çıkarsa iş sahibi, vakıf olur olmaz keyfiyeti müteahhite haber vermeye mecburdur. Aksi takdirde iş sahibi kabul etmiş sayılır. Olayımızda, davacı iş sahibinin dava konusu eserlerdeki gizli ayıpları meydana çıktıkları anda hemen davalıya haber verdiği tanık sözlerinden anlaşılmaktadır.
Yasada öngörülen haber verme yükümlülüğü herhangi bir şekle bağlı olmadığından, ayıbın telefonla veya karşılıklı sözle bildirilmesinde usule aykırılık yoktur. Bu itibarla, sonradan meydana çıkan ayıbın davalıya yasaya uygun şekilde bildirildiği ve davanın da BK.nun 126/4. maddesinde öngörülen sürede açıldığı anlaşılmakla, davanın esasına girilip taraf delilleri değerlendirildikten sonra hüküm kurulması gerekirken, uyuşmazlığın tavsifinde hataya düşülerek yazılı yasa maddelerine dayalı şekilde davanın zamanaşımı yönünden reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz isteminin incelenmesine yer olmadığına ve davacı duruşmada kendisini vekille temsil ettirmediğinden vekillik ücreti tayinine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istekleri halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 04.10.1993 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy