(2004 S. K. m. 96, 97)
Dava: Hükmün temyizen tetkiki davalı alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Alacaklı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından, borçlu .......... Elk. İnş. MIz. Tic. San. Ltd. Şirketi aleyhine yapılan icra takibinde, 2.12.1992 tarihinde haczedilen mahcuz mal hakkında üçüncü şahıs Mehmet Ali istihkak iddiası ile dava açmış, yargılama sonunda 7 günlük süre içinde açılmayan davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
2.12.1992 tarihli haciz tutanağında, haczin borçlu şirkete ait işyerine yapıldığı sırada, davacı üçüncü şahsın işyerine gelerek mahcuz mal üzerinde istihkak iddiasında bulunduğu yazılıdır. Üçüncü şahıs tarafından bu şekilde bir iddia öne sürüldüğüne göre, icra memurunun İİK. nun 96 ve 97. maddenin ilk fıkrası hükmü uyarınca işlem yaparak, takibin talik veya devamına karar verilmek üzere dosyayı Tetkik Merciine tevdi etmesi zorunludur. Bu gibi durumlarda üçüncü şahıs tarafından dava, mercii kararının tefhim veya tebliğinden itibaren 7 günlük süre içinde açılabileceği gibi (İİK. md. 97/6), işlemlerin sonucu beklenilmeden de açılabilir.
İnceleme konusu dosyada, değinilen biçimde bir işlemin yapıldığına, merci tarafından bir karar verilerek üçüncü şahsa tebliğ veya tefhim olunduğuna dair bir kayıt ya da belge yoktur. Öyle ise, üçüncü şahsın açtığı davanın süresinde olduğu kabul edilerek uyuşmazlığın esası ile ilgili hüküm kurulmalıdır. Mercii Hakimliğince üçüncü şahıs tarafından haciz işlemi sırasında istihkak iddiasında bulunulduğu dikkatten kaçırılarak, haczin yapıldığı tarih esas alınmak suretiyle davanın süre yönünden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine, 13.12.1993 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy