(818 S. K. m. 355) (6762 S. K. m. 20)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün, temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR
Taraflar arasındaki 11.8.1987 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin 18. maddesinde, temel üstü ruhsatının l sene içinde alınacağı, o tarihten itibaren 24 ay içinde inşaatın bitirileceği, yani en geç 10.8.1990 tarihinde teslimin yapılacağı kararlaştırılmıştır. Böylece davalı yüklenici her türlü koşullar altında işin bu tarihte bitirileceğini taahhüt etmiş olmaktadır. Sözleşmenin yapıldığı sırada zeytinlik tarla olarak tapuda kayıtlı 143 ada 65 parselin henüz imara tabi olmadığını, parselin bulunduğu yerde imar uygulamasına başlanıp başlanmadığını davalı yüklenicinin işin ehli olması ve basiretli bir tacir olarak bilmesi gerekir. Bu haliyle inşaatı belli bir tarihte bitirmeyi yükümlendiğine göre artık bundan sonra imar uygulamasını ileri sürerek inşaatı belirsiz bir tarihe kadar geciktiremez. Aksi takdirde davacının hiç öngörmediği ve kabul etmediği belirsiz bir tarihe kadar sözleşmeyle bağlı tutulması durumu ortaya çıkar ki hukuken bu sonucun benimsenmesi mümkün değildir. Ortaya çıkan engel taraf iradesini aşsa da karşı taraf tahammül süresini aşacak şekilde bekleyecek değildir.
Öte yandan davalı yüklenicinin sözleşmeyle birlikte davacıdan almış olduğu vekaletnameye dayanarak dava dışı kooperatifle inşaat sözleşmesi yapmış olması taraflar arasındaki sözleşmenin devredildiği ve davalının sorumluluktan kurtulduğu anlamında kabul edilemez. Çünkü davalı inşaat sözleşmesiyle davacıya karşı belli süre içinde inşaatın bitirilmesini kabul etmiştir. Orta yerde devir niteliğinde bir sözleşme yoktur. Vekaletle yetkinin sözleşmenin amacına ve sürede edimin yerine getirilmesini temin eden biçimde kullanılması gereklidir.
Bu nedenlerle süresinde inşaatı bitirmemek suretiyle davalı temerrüde düşmüş sayılacağından sözleşmenin feshine karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, istek halinde ödediği temyiz peşin harcının temyiz eden davacıya geri verilmesine, 22.12.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy