(2004 S. K. m. 187, 245)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilen hükmün, temyizen tetkiki davacı vekili ile davalılar taraflarınca istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla; dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İdarece iptal davası 9.3.1993 tarihinden açılmış olup, davalı borçlunun ise bu davanın açılmasından önce 20.4.1992 tarihlerinde iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır. İflasın açılması ile müflisin mal varlığına dahil olan bütün mal, alacak ve hakları iflas masasına girer. Borçlunun iflasından önceki bir dönemde alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla yaptığı bağışlamalar ve hileli tasarruflarının iptali için alacaklılarıkn iptal davasını açabilme hakkı da iflas masasına intikal eder ve bu davaları İflas İdaresi açabilir (İİK. m. 187). Bununla beraber alacaklılar İflas İdaresi tarafından tasarrufun iptali davasının açılmasını gerekli görmezlerse, bu davayı açma ve takip etme yetkisinin bir veya birkaç alacaklıya devredebilirler (İİK. m. 245). Bu konuda verilecek yetki belgesinin de masaya alacaklarını kaydettirmiş tüm alacaklıların hazır bulundukları bir toplantıda kararlaştırılmış olması icap eder. Yoksa yetki belgesi İflas İdaresince verilemez (Y. 15. HD., 2.12.1985 gün, 1864-4043). Nitekim, yasakoyucu 245. maddede takip hakkının devrinin alacaklılar tarafından yapılabileceğini belirtmiştir. Dava sonucu hasıl olan neticeden masraflar çıkarıldıktan sonra devralanın alacağı verilir ve artan olursa masaya yatırılır.
Uyuşmazlık konusu dava her ne kadar 6183 sayılı Yasaya dayalı olarak İdarece açılmış ise de, bu konuda anılan yasada bir düzenleme olmadığından İİK.nun yukarıda belirtilen hükümlerinin uygulanması gerekir.
O halde mahkemece, davayı takip hakkının davacı İdareye devredildiğine ilişkin belgeyi ibraz etmesi için mehil verilmesi ve bu belgenin ibraz edilip edilmemesi durumuna göre değerlendirme yapılarak, hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde yasal prosedür yerine getirilmeden karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına (BOZULMASINA), bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istekleri halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 17.1.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy