(1086 S. K. m. 437)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ise de, davetiye pulu olmadığından, duruşma isteğinin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılması kararlaştırılmış ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği. anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle itirazı kayıtsız teslim alındığından cezai şart istenemeyeceğine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Yanlar arasında 26.04.1991 günlü sözleşmeyle KDV hariç 174 milyon liraya 3 adet beşer kişilik, 01.11.1991 günlü sözleşmeyle de KDV hariç 90 milyon liraya 1 adet sekiz kişilik asansör yapımı kararlaştırılmıştır. Her iki sözleşmede de bedelin götürü olduğu açıktır. Davacı taşaron, davalı yükleniciyle iş sahibi Kurum arasındaki sözleşmenin 01.11.1991 tarihinde yapıldığını, bu nedenle işe daha önce başlamasının engellendiğini, geçen sürede artan fiyatların bedele yansıtılacağının davalı tarafından kabul edildiğini, bu haliyle sözleşme fiyatlarının değiştiğini ileri sürerek iş bedelinden ödenmeyen bölümün tahsilini dava etmiştir.
İlk sözleşmenin davalının işi üstlendiği sözleşme tarihinden yaklaşık altı ay önce yapıldığı çekişme konusu değildir Ancak ikinci sözleşme, davalının işi üstlendiği tarihte yapılmıştır. Bu nedenle ikinci sözleşme konusu iş için de davacının iş yerine girmesi ve işe başlamasının engellendiği iddiasının ayrıca ispatlanması gerekir. İşin süresi ilk sözleşmede 75. ikinci sözleşmede 45 gün olup, süreler sözleşme tarihlerinden başlamaktadır.
Davacı yazılı sözleşmelerde kararlaştırılan götürü bedellerin, iş yerinin teslimi geciktiğinden sonradan sözlü olarak değiştirildiği iddiasını usulüne uygun kanıtlarla ispatlamış değildir.
Ne var ki, ilk sözleşmeye göre 16.04.1991'den başlanarak 75 günde yapılması gereken işe, davalının iş yerini teslim edememesi sonunu 01.11.1991 tarihinden itibaren başlanabildiğine göre, geçen sürede fiyatlardaki artışın kararlaştırılan iş bedeline yansıtılması gerekir. Sözleşme yapıldığı andaki koşullar ve buna bağlı olarak sözleşmedeki yarar dengesi davacı aleyhine değişmiş olmasında kendisi kusurlu olmadığına göre, yanlar bir araya gelip kararlaştırılan bedeli değiştirmemiş olsa da davacının 6 ay önceki fiyatla işi yapmasını beklemek hakkaniyet kuralıyla da bağdaşmaz. Bu durumda, sözleşmede baz alınmadığı için, bayındırlık fiyatlarının doğrudan uygulanması bir yana bırakılarak, kabul edilen götürü bedelle o tarihteki bayındırlık fiyatları arasındaki oran, için yapıldığı tarihteki bayındırlık fiyatlarına göre götürü bedele yansıtılarak ilk sözleşme konusu işlerde bedel farkı hesaplanıp hükme varılması; ikinci sözleşme tarihine göre Kurum'un davacıyı iş yerine sokmadığı kanıtlandığı takdirde aynı yolda hesap yapılması, aksi halde sözleşmedeki bedelin esas alınması gerekirken isabetli olmayan rapora bağlı kalınarak yazılı biçimde hükme varılması doğru olmamıştır.
3- Kabule göre de; her iki sözleşmeye göre üçü beşer, biri sekiz kişilik toplam dört asansör yapılması yerine, toplam dört adet beşer kişilik asansör yapıldığı davalı tarafça ileri sürüldüğü halde, bilirkişi raporunda sekiz kişilik asansör yerine beşer kişilik iki asansör yapıldığı kabul edilerek buna göre hesap yapılmış olması üzerinde durulmaması, itiraz konusu bu hususta ek rapor alınmadan noksan araştırmayla sonuca gidilmesi bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 2. ve 3. bentlerde açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, 1. bentte açıklanan sebeplerle diğer temyiz itirazlarının reddine, istek halinde ödediği temyiz peşin harcının temyiz eden davalıya geri verilmesine, 25.09.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy