(818 S. K. m. 108) (6762 S. K. m. 7)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davalılar vekili Avukat A. C. geldi. Davacı vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalılar vekili dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Davacı arsa maliki, davalılar ile yapmış olduğu 27.2.1989 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesini haklı nedenlerle 10.5.1993 tarihinde fesh ettiğini öne sürerek bu yüzden uğramış olduğu zararları ile kar mahrumiyeti olmak üzere fazla haklarını saklı tutarak 150.000.000 TL.'nin tahsilini istemiştir. Mahkemece, sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiği, ancak olumsuz zararların istenebileceği, olumlu zarar olan kar mahrumiyetinin istenemeyeceğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ve hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sözleşmenin haklı olarak feshi halinde, olumlu zarar olan kar mahrumiyeti istenemez ise de; BK.nun 108. maddesi gereğince, sözleşmenin hükümsüz olmasından dolayı uğradığı zararları, yani menfi zararlarını talep edebilir. Davacı, dava dilekçesinde fazla hakları saklı tutarak talep ettiği 150.000.000 TL.'yi hem kar mahrumiyeti hem de diğer zararları olarak belirttiğine göre, aynı zamanda olumsuz zararlarınıda talep etmiş sayılır. Buna rağmen mahkemenin, davada sadece kar mahrumiyeti talep edildiğini kabul ederek davanın reddine karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Davacıya menfi zararlarının nelerden ibaret olduğu ve miktar açıklattırılarak, buna göre tarafların delileri toplanıp sonucuna göre karar verilmelidir.
2- Yüklenici yanında yer alan diğer davalılar, sözleşmenin 29. maddesi gereğince yüklenici ile birlikte müşterek borçlu sıfatı ile aynı derecede sorumlu olmak üzere sözleşmeyi imza etmişlerdir. TTK.nun 7. maddesi gereğince bu kişiler yüklenici ile birlikte müteselsilen sorumlu sayılırlar Buna rağmen mahkemece adı geçen davalılar hakkındaki davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 1 ve 2. bentlerde açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, istek halinde ödediği temyiz peşin harcının temyiz eden davacıya geri verilmesine, 28.12.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy