(2004 S. K. m. 105)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş, temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla ve eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya tekrar gelmekle okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Mahkemece davacının açtığı tasarrufun iptali davası, borçlu hakkında aciz belgesi alınmadığından bahisle reddedilmiştir. Oysa 8.6.1994'de yapılan hacizde, mahcuz malların alacağı karşılamadığı anlaşıldığı gibi, borçlu dahi 22.6.1994 tarihinde icra müdürlüğüne verdiği dilekçesi ile başkaca malı olmadığını kabul etmiştir. Özellikle borçlu hakkında tutulan haciz zaptı İİK.nun 105. maddesi uyarınca geçici aciz belgesi niteliğinde olup tasarrufun iptali davası bu belgeye dayanılarak açılabileceğine göre dava şartının oluştuğunun kabulü gerekir.
Öte yandan borçlunun 29.4.1993'te dava konusu traktörü satmasına rağmen 1 yıl sonra yapılan hacizde mahcuzun hala borçlunun zilyetliğinde olduğu da tespit edilmiştir. Yine yaralama suçundan dolayı davacı alacağının oluştuğu ve borçlunun cezaevinden tahliye edildikten sonra aynı köyden davalı Hasan Hüseyin'e traktörü satması karşısında bu tasarrufun alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla yapıldığı ortadadır. Aynı köy halkından bulunan alıcının da borçlunun kötü niyetini bilmediğinin kabul edilmesi hayatın olağan akışına uygun değildir. O halde mahkemece davanın kabulü ile alacak ve ferileriyle sınırlı olarak tasarrufun iptaline karar verilmesi yerine davanın reddedilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 20.3.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy