(1086 S. K. m. 456)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Mahkemece tavzih isteminin reddine ilişkin olarak verilen kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine, bu kararın temyizi kabil olmadığından bahisle temyiz isteminin reddine karar verilmiş ise de; tavzih isteminin kabul veya reddine ilişkin kararların yerleşmiş Yargıtay İçtihatları ile de belirlendiği gibi temyizi kabildir. Bu itibarla mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararın yerinde olmadığından bozularak kaldırılması ve davacının temyiz isteminin incelenmesi gerekmiştir. HUMK.'nun 456. maddesi uyarınca tavzih talebinin hükmü veren mahkemeye iki nüsha olarak verilmesi ve mahkemece dilekçeden bir suretin diğer tarafa tebliğ ettirilerek yazılı olarak cevap verilmesi için uygun bir süre tayin edilmesi gerekir. Karşı tarafça verilecek cevabın bir suretinin de tavzih talebinde bulunan tarafa tebliği icabeder.
Mahkemece bu doğrultuda işlem yapılmadan karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde ödediği temyiz peşin harcının temyiz eden davacıya geri verilmesine, 15.05.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy