(818 S. K. m. 355, 356, 358)
Dava: Hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-karşı davalı vekili Av. M. M. Ç. ile davalı-karşı davacı vekili Av. T. G. geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Taraflar arasındaki 14.1.1994 tarihli kat karşılığı eser sözleşmesinin amacı, davalı arsa sahibine ait 12 adet parselin tevhit edilmesi ve bu şekilde oluşacak tek parsel üzerine çok katlı inşaat ve bir kısım parsellere yapılacak benzinlik için ruhsatın alınmasından ibarettir. Hal böyle iken davacı yüklenici tevhit işlemini yapmamış ve 8 nolu parsele 22.7.1994 tarihinde inşaat ruhsatı alarak parsel üzerine 4 katlı inşaat yapmak üzere çalışmaya başlamış, 9, 11 ve 12 nolu parsellerde ise hiç ruhsat almadan kaçak inşaat yapımına girişmiştir. Şu hali ile davacının sözleşmenin amacına aykırı davrandığı ortadadır. Ne var ki, 8 nolu parselin inşaat ruhsatının alımında ve bu parsel için projelerin hazırlanmasında davalının rızası olup olmadığı, dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu nedenle mahkemece 8 nolu parselde yapılan imalatın bedelinden davalının sorumlu tutulabilmesi için söz konusu parselde yapılan inşaata sarih ya da zımni muvafakatinin bulunup bulunmadığının tespiti yönünden bu parsele ait projelerin, inşaat ruhsatının ve bununla ilgili işlemlerin alakalı belediyeden celp edilip davalının izni ile dört katlı inşaata başlandığının anlaşılması halinde, sırf bu parsele yapılan imalat ve harcama nedeniyle davalının sorumlu tutulması, diğer parseller için yapılan harcamalar yönünden açılan alacak davasının ise ret edilmesi gerekirken, tüm parseller için yapılan harcamadan davalının sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
2- Davacı kooperatifçe açılan 1995/572 E. sayılı dosyada imalat bedeli olarak 100.000 TL talep edildiği ve bu durumda mahkemece hüküm fıkrasının 1. bendiyle 750.100.000 TL'ye hükmedilmesi gerekirken, davacının talebi aşılarak ve maddi hata sonunda 850.000.000 TL'nin tahsiline karar verilmesi HUMK'nin 74. maddesine aykırıdır.
3- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, arsa sahibinin yukarıdaki bentleri dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. .
Sonuç: Yukarıda 3. bentte yazılı nedenlerle davalı ve karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 1 ve 2 nolu bentlerde gösterilen sebeplerle hükmün temyiz eden davalı-karşı davacı C. yararına BOZULMASINA, 6.000.000 TL duruşma vekillik ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak vekille temsil olunan davalı-Karşı davacıya verilmesine, istek halinde ödediği temyiz peşin harcının temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine 23.03.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy