(2709 S. K m. 18, 48) (657 S. K. m. 79, 225) (926 S. K. m. 112, 113) (1416 S. K. m. 1)
Dava: Yukarıda gün ve numarası yazılı hükmün temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle davalı tarafından verilen ABD. dolarının ödeme tarihindeki kur üzerinden TL.'ye çevrileceği işin kabul edilmesine göre davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 3 Kasım 1989 günlü taahhütnamenin 16. maddesinde MEB'nin veya kurumun muvafakatı ile görevden ayrılınması durumunda Kurumda çalışılan sürenin, mecburi hizmet süresinden düşüleceğinin kabul edilmiş olmasına, dosyada davalının Kurumun muvafakatı ile işten ayrıldığına dair bir belge bulunmadığı gibi, bu hususun davalı yanca da ispat edilmemiş olmasına göre mahkemece 26 aylık hizmet süresi düşülmeden davacı alacağının hesaplanması gerekirken, sözleşmedeki bu hüküm gözardı edilerek noksan alacağa hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu sebeple davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 1 no.lu bendde yazılı sebeplerle davalının bütün davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 no.lu bent gereğince hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, istem halinde ödediği temyiz peşin harcının temyiz eden davacıya geri verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 72.133.000 TL. ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 06.07.1998 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davalının verdiği taahhütname, davacı yanca önceden düzenlenmiş ve davalıya kabul ettirilmiş metindir. Davalının yurt dışına gidebilmesi için bu metni kabul ve imza etmesi şarttır. Başka seçeneği yoktur. Koşulları bilerek taahhütte bulunan davalının genelde buna uyması ahde vefa kuralıdır.
Ancak, zorunlu süre içerisinde ayrılması halinde yapılan giderlerin tamamından sorumlu tutulacağına dair 16. maddede yer alan ve öğretide genel işlem şartı diye isimlendirilen şartlardan olan hüküm taahhütnamenin dayandırıldığı 1416 s. Yasada yer almadığı gibi, böyle bir hüküm benzer halleri düzenleyen 657 S. Kanunun 79, 225 ve 926 S. Kanunun 112, 113. maddelerinde de yer almamaktadır. Bu şart T.C. Anayasasının 18 ve 48. maddeleri amacıyla ve dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığından geçerli olamaz. Davalının edimi 66 aylık hizmet olup, bundan 26 ayı ifa edilmiştir. Bir an için geçerli olduğu düşünüldüğünde 66 aylık borçlanma süresinin bitimine üç tarih kala ayrılan kimseye de uygulanması gerekir ki, hukukun böyle bir sonucu himaye edeceği söylenemez. Bu sebeplerle davalının hizmet süresinin mahsubu suretiyle sonuca giden mahkeme kararı isabetlidir.
Sonuç: Ne var ki, mahkemece değinilen bu gerekçeye dayanılmamış, soyut bilirkişi raporu benimsenerek hükme varılmış olmakla HUMK. nun 438/son maddesince hükmün değişik bu gerekçeyle onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy