(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 299, 337)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davalı şirket taahhüdünde bulunan M...Turizm Otelcilik Okulu inşaatının ısıtma, havalandırma, klima tesisatı, otomatik kontrol tesisatı, müşterek ve elektrik tesisatı işi davacı tarafından üstlenilmiş işin geçici kabulü 18.9.1997 tarihinde yapılmıştır. Geçici kabul tutanağında taahhüt konusu işte bir kısım noksan ve kusurların varlığı tespit edilmiş, daha sonra asıl iş sahibi idare elamanlarınca düzenlenen 30.9.1997 tarihli tutanakla geçici kabul işleminde tespit edilen noksan ve kusurlu işlerin süresi içinde tamamlandığı belirtilmiştir. Davalı, icra takibine geçici kabulde saptanan eksik ve kusurlu işler nedeniyle itiraz ettiğini, bu işlerin bir başka firmaya 6.763.000.000 TL. ödenmek suretiyle ikmal ettirildiğini savunarak Emin Kahya'dan aldığı teklif mektubunu, geçici kabul tutanağı ile kontrol mühendisi raporunu delil olarak ibraz etmiş ise de bu belgeler davacı imzasını taşımadığından HUMK.nun 299. md. hükmünce davacıyı bağlayıcı nitelikte değildir. Davacı ile akdedilen sözleşme feshedilmemiş olduğuna göre kural olarak eksik ve kusurlu işlerin davacı tarafından ikmal edildiğinin kabulü gerekir. Ne var ki davalı savunmaları hususunda 3.3.1988 tarihli dilekçesi ile yemin deliline de dayandığından mahkemece davalıya bu hakkı hatırlatılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile işin davacı tarafından tamamen ikmal edildiğinin kabulü suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3- Davacı alacaklı 2.6.1997 tarihli fatura ile borçlu defterlerine ait cari hesap ekstresine dayalı olarak 3.9.1997 tarihinde icra takibine girişmiş, borçlu 22.9.1997 tarihli dilekçe ile takibe itiraz etmiştir. Takip tarihinden sonra 18.9.1997 tarihinde yapılan geçici kabulde taahhüt konusu işte bir kısım noksan ve kusurların varlığı tespit edildiğinden davalının icra takibine itirazı haksız sayılamaz.
Bu nedenle davacı yararına % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bendde yazılı nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 bendlerde yazılı nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde ödediği temyiz peşin harcının temyiz eden davalıya geri verilmesine, 30.12.1998 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy