(6183 S. K. m. 24, 30) (2004 S. K. m. 277, 279)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Amme alacağının tahsilini sağlamak için 6183 sayılı Yasanın 24 ve ardından gelen maddeleriyle düzenlenen iptal davaları, genelde İİK. nın 277 ve devamı maddelerinde yerini bulan iptal davalarıyla paralellik göstermektedir. Dairemizin süregelen uygulamasında İİK. 280. maddesinde olduğu gibi 6183 sayılı Yasanın 30. maddesinde de alacağın tahsilini engelleyen tasarrufların iltizami olmasına bakılmaksızın koşulları varsa iptaline gidilmektedir. Bundandır ki, 3494 sayılı Yasanın 54. maddesiyle İİK. nın 279. maddesine getirilen 4.bent hükmüyle kuvvetlendirilmiş şahsi hakların dahi iptali öngörülmüştür.
6183 sayılı Yasanın 30. maddesinde amme alacağının tahsiline imkan bırakmamak maksadıyla yapılan muamelenin varlığı halinde borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lazım gelen kimselerle yapılan tasarrufların iptalini amirdir. Dosyaya giren K... Sigorta Müdürlüğünün 4.11.1998 günlü yazılarından işyerinin mevcut haliyle yeni şirkete devredildiği, borçlu şirketin personel müdürünün yeni şirkette de aynı sıfatla çalıştığı yeni bir işyeri numarasının alınmadığı, yapılan işleminin el değişikliği işlemi olduğu bildirilmiştir. Öte yandan yeni şirketin ana sözleşmesinin 27.3.1998, imza sirkülerinin 2.4.1998 tarihinde düzenlendiği, kira sözleşmesinde 1.4.1998 günlü olduğu anlaşılmaktadır. Bu fiili karinelerden hareket edildiğinde kiralayan şirketin kiralama sözleşmesi yapılması için bu işleme tekaddüm eden tarihte kurulduğunun, kiralarken o şirketin durumunu bilmesi lazım gelenlerden olduğunun kabulü gerekir. Bu haliyle mahkemece; yapılan takip ve varsa haciz işlemine ait dosyanın ve tapu kayıtlarının celbi, o tarihte borçlu şirketin borcu karşılayacak malı bulunup bulunmadığının araştırılması ve cümle kanıtların birlikte takdiriyle sonucuna göre hükme varılması gerekirken, noksan araştırmayla hükmüm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın 2.bendde açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, davacının diğer temyiz itirazlarının ise 1.bend uyarınca reddine, 20.10.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy