(2709 s. Anayasa. m. 18) (818 S. K. m. 19, 20, 158/II)
Dava: Mahalli mahkemesindn verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davaıl veklii tarafından istenmiş olmakla temyiz dilekçesinin süresi içinde verlidiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, delillerin takdirine bir isabetsizlik bulunmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı iş sahibinin ifaya yönelik alacağının tahsiline karar verilirken, iş bedelinin, yükleniciye tamamen ödenmiş olup olmadığının gözönünde buludurulması gerekir. Başka bir anlatmla, iş bedelinden ödenmeyen bir miktar varsa, bu miktar, davacı alacağından mahsup edilrek, akiyesine hükmolunur. Karar gerekçesinde, bu husus belirtilmediğinde ve dosya kapsamı ile de anlaşılmadığından, temyiz incelemesi sırasında tereddüt hasıl olmuştur. Mahkemece, anılan yön üzerinde durulmadan veya durulduğu belirtilmeden hüküm tesisi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
3- Taraflar arasındaki 31.3.1995 tarihli sözleşmenin 8. maddesinde, inşaatın 30.6.1995 gününe kadar bitirilmemesi halinde 380.000.000 liranın iki katı kadar bir tazminatın iş sahibine ödeneceği kararlaştırılmıştır. Bu tazminat, BK.nın 158/II. maddesinde düzenlenmiş bulunan "ifa kli ceza" niteliğindedir. Sözleşmeye göre de, işin bedil, zaten 380.000.000 liradır. Daha açık bir anlatımla, yüklenici - ceza olarak- hem aldığı e alacağı bdeli ve hem de bu bedelin bir mislini ödeyecek, iş sahibi de -durduğu yerde, hem yapılan imalatı bedavaya getirecek ve hem de iş bedeli kadar bir yerde- hem yapılan imalatı bedavaya getirecek ve hem de iş bedeli kadar bir para alacaktır. Gerçi, geciken ifa nedeniyle iş sahibinin de zararı söz konusu olursa da, sözleşmedeki bu ceza hükmü, muhtemel zararın ço ötesinde, onu aşan, etik yönden toplumu rahatsız eden, adeta angaryayı meşru sayan bir hükümdür. Yüklenicinin iktisadan mahvına neden olmasa da, taşıdığı bu sakıncalarından dolayı Anayasa'nın 18. ve BK.nın 19. maddelerine aykırı olup, BK.nın 20/II. maddesi uyarınca butlan ile batıldır. bu itibarla, reddi gereken ceza isteminin kabulü i sabetli bulunmamış kararın açıklanan nedenle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün (2.) ve (3.) bendlerde açıklanan nedenlerle davalı yararına (BOZULMASINA), davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1.) bend uyarınca reddine, 6.000.000 lira vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 11.5.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy