(818 S. K. m. 355, 356)
Dava: Mahalli mahkemesince verilen hükmün duruşması olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, temyiz dilekçesinin süres içinde verildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sait temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Yüklenicinin sözleşme uyarınca kendisine isabet eden bağımsız bölümlerine adına tescilini isteyebilmesi için, imar mevzuatına ve sözleşmeye uygun şekilde binayı tamamlaması gerekmektedir.
Somut olaylarda, projeye aykırılık nedeniyle iskan ruhsatının alınamadığı ve bu nedenle önceki tescil davasının reddedildiği uyuşmazlık konusu değildir. Önceki davanın reddinden sonra inşaatın yasal durmunda bir değişiklik olmadığı, için, eldeki advada tescilin aynen kabulü olanaksızdır. Bu tür davalarda, inşaat, yasal hale getirlidiğinde tapu payının davacı adına tescili mümkün olduğuna göre, mahkemenin, yasal anlamda kesin hüküm gerekçesi yerinde değildir.
Davacı yüklenici, önceki davadan sonra çektiği 1.7.1998 tarihli ihtarnamesi ile, inşaatı yasal hale getirmek için, inşaat yerinin teslimini istemişse de, bu istek davalı tarafından reddedilmiş ve böylece davalı taraf temerrüde düşürülmüştür.
Bu durumda, mahkemece yapılması gereken iş, inşaatın gerek tadilat projesi ile ve gerek aykırılıklar giderilmek suretiyle tasdikli proj esine uygun olarak, yasal hale getirilmesi ve bu konuda gerekli yıkım veya tadilatın yapılabilmesi için davacı yükleniciye icrada inazı kabil nitelikte izin ve yetki verilmesinden, verilecek bu yetkinin icra yardımı ile kullanılmasından ve inşaatın, iskanı alınmaya hazır hale getirilmesinden sonra davacı adına tescile kara vverilmesinden ibarettir. Mahkemenin uyuşmazlığı sürüncemede bırakacak şekilde red kararı vermesi açıklanan nedenle doğru bulunmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç Yukarıdaki (1.) bent gereğince sair temyiz itirazlarının reddine; (2.) bent gereğince hükmün temyiz eden davacı yararına (BOZULMASINA), 30.000.000.- TL. duruşma vekillik ücretiin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20.4.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy