(818 S. K. m. 53, 99/1) (6762 S. K. m. 1213) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kâğıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacıların murisi M ile davalı A arasında 27.2.1995 tarihinde yapılanyazılı "inşaat sözleşmesi" ile M, yüklenici sıfatıyla, davalı iş sahibine ait inşaatın sıva işlerini yükümlenmiş; ancak 17.5.1995 günü yüksek gerilim hattına maruz kalarak inşaattan düşerek ölmüştür.
Çay Asliye Ceza Mahkemesi'nin 24.4.1996 tarihli ilamı ile de iş sahibi A, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü uyarınca gerekli tedbirleri almamaktan dolayı 4/8 oranında kusurlu görülerek mahkûm olmuştur.
Muris ile davalı arasındaki akdi ilişki, hizmet sözleşmesi olmayıp, bir istisna (eser)sözleşmesidir. TTK'nun 12/3. maddesi uyarınca her çeşit imal veya inşa, ticari iş kabul edilir. Doayısıyla yükleniciler -genelde- tacir sayılırlar. Yüklenici, bir işçi olmayıp, tam aksine işçi çalıştıran, işçiye göre işveren durumunda olan ve iş sahibi davalıya karşı da bağımsızlığını koruyan uzman kişidir. Davalı iş sahibi, hile veya ağır kusuru hariç, yükleniciye ve onun çalıştırdığı işçilerine karşı, eser sözleşmesinden dolayı sorumlu tutulamaz (Bk. m. 99/I). Zira, iş sahibi, işveren değildir.
Ne var ki, hazırlık tahkikatı sırasında, taraflar arasında bir hizmet sözleşmesi varmışcasına alınan bilirkişi raporu ile bağlı kalınarak, davalı, 4/8 oranında kusurlu bulunmuş ve mahkûmiyet kararı kesinleşmiştir.
BK'nun 53. maddesi uyarınca, ceza mahkemesinin kesinleşen bu kararı, dolayısıyla davalının kusurlu olduğu vakıası hukuk hakimini balarsa da, kusur oranı bağlamaz. Davalı, kusursuz olduğunu savunduğuna göre; mahkemece, kusur oranının yeniden saptanması, mübayenet (çelişki) halinde de, çelişkinin giderilmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, hazırlık tahkikatındaki oranla bağlı kalınarak hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle davalı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 10.5.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy