(657 S. K. ek m. 34, m. 225) (818 S. K. m. 161/son) (1086 S. K. m. 388)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı Hasan E. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, 8.8.1989 tarihli taahhütnamenin 6/b maddesinde sarf edilen meblağın tahsil anındaki cari resmi kur üzerinden hesap edilecek Türk parası tutarının ödeneceğinin kabul ve taahhüt edilmesine göre davalı Hasan E.'in aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davalı Hasan E. hesap uzmanı olarak görev yapmakta iken Bakanlık tarafından iki sene müddetle lisans üstü eğitim maksadı ile ABD ye gönderilmiş, eğitimini tamamladıktan sonra yurda dönüp mecburi hizmetine karşılık bir süre çalıştıktan sonra 3.5.1995 tarihinde istifa ederek mecburi hizmet yükümlülüğünü ihlal etmiştir.
Davalılardan alınan taahhütname de yabancı para borcu üzerinden ve %100 cezai şart öngörülmüştür. Taahhütname 8.8.1989 tarihli olup davalının yurt dışına gönderildiği 14.8.1989 ve taahhüdünü ihlal ettiği 3.5.1995 tarihlerindeki mevzuatta dövizli borçlanma ve geri ödeme söz konusu olmayıp 1.8.1996 tarihinde kabul edilen 4160 Sayılı Kanunun 2.maddesi ile 657 Sayılı Kanuna getirilen Ek 34 md.de "fiilen döviz olarak yapılmış olan her türlü masraflar aynı döviz cins ve miktarı üzerinden borçlandırılır" hükmü getirilmiştir. Özel hukuk hükümlerince üstlenilen edimin daha sonra yürürlüğe giren yasayla bir taraf yararına değiştirilmesi mümkün değildir. Davalı üstlendiği mecburi hizmeti yerine getirmediğinde taahhütname vermemiş olsaydı 657 Sayılı Yasanın 225.maddesince ödemekle sorumlu olduğu miktar kendisine yapılan giderler ile bunun % 50 fazlası cezai şarttan ibarettir.
Buna göre taahhütname tarihinde yabancı para borcundan söz edilmeksizin yasanın getirdiği cezai şart giderlerin %50'sidir. Oysa taahhütnamede yabancı para borcu üzerinden ve %100 cezai şart öngörülmüştür. Kurumca tek yanlı hazırlanmış ve "genel işlem şartı" niteliğinde konulan bu oranda cezai şartın fahiş olduğu ortadadır. Bu noktadan hareketle taahhütnamedeki cezai şartın BK.nun 161/son maddesince ve hakkaniyete uygun biçimde indirilmesi suretiyle hüküm tesisi gerekirken bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
3-Mahkemece hüküm altına alınana 4216.3 USA Dolarına sarf tarihinden itibaren faiz yürütülmüş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda misli hariç giderlerle ilgili dava tarihine kadar işlemiş faiz tutarı olarak hesaplanan 1238,53 ABD Dolarına hüküm fıkrasında yer verilmemiş olması ve hükmün infazında tereddüde sebebiyet verecek şekilde hüküm kurulması HUMK.388/son maddesine aykırı görülmüş, karar bu yönden de bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarda (1.) bendde yazılı nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2.) ve (3.) bendlerde açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı Hasan Eney yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı Hasan Eney'e geri verilmlesine, 14.2.2000 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy