(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 101, 104)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı iş sahibince, davacı yüklenicinin istihkakından yapılan 378 milyon liralık kesintinin 237.772.028 lirası bakım onarım ve elektrik giderlerine, 140.227.872 lirası da yapılmayan iş bedeline ait bulunmaktadır. Davacı yüklenici yapmadığı işin bedeline hak kazanamayacağından mahkemece takip konusu 378 milyon liralık alacakta yapılmayan iş bedeli 140.227.972 lira ile bilirkişi raporuna göre davacının sorumlu olduğu elektrik gideri 23.279.029 lira düşülüp, kalan 214.492.999 lira üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde yapılmayan iş bedeline yönelik itirazın da iptal edilmesi doğru olmamıştır.
3- 23.2.1998 günlü takip talepnamesinde 354.720.000 lira asıl alacak ile birlikte 121.048.200 lira işlemiş faizin de tahsili istenmiş, faiz başlangıcı olarak hangi tarihin esas alındığı belirtilmemiştir. Bu durumda mahkemece, davalının BK.nın 101. maddesi uyarınca direngen duruma düşürüldüğü 19.1.1998 tarihi ile 23.2.1998 icra takip tarihi arasında süre için davacının birikmiş faize hak kazandığı dikkate alınarak bu süreye ait faiz miktarı için itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, takip talepnamesindeki işlemiş faiz miktarının doğruluğu denetlenmeden tüm istem ve itirazın iptali talebinin kabul edilmesi doğru bulunmamıştır.
4- Takip talepnamesinde 354.720.000 lira asıl alacak ve 121.048.200 lira işlemiş faizden oluşan toplam 475.768.200 lira alacağın takip tarihinden itibaren % 65 oranında faizi ile birlikte tahsili istenmiştir. BK.nın 104/son maddesi hükmüne göre faize faiz istenemez. Mahkemece anılan hüküm gözetilerek sadece yargılama sonunda sübut bulan asıl alacağa faiz yürütülmesi gerekirken, yazılı biçimde faize faiz yürütülecek şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
5- İtirazın iptali davasında alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız ve alacağın likit (muayyen) olması gerekir. Davada ise alacak yapılan yargılama ve bilirkişi incelemesi sonucu saptandığından likit bir alacaktan söz etmek mümkün değildir. Bu nedenle icra inkar tazminatı isteminin reddi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı olduğu biçimde icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru değildir.
6- Kabule göre de İİK. nın 67.maddesi uyarınca genel hükümlere göre mahkemede açılan davada, İcra Tetkik Merciinde uygulama yeri olan aynı kanunun 68. maddesinden bahisle itirazın iptali yerine itirazın kesin olarak kaldırılmasına şeklinde hüküm tesisi doğru olmamış, açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1.bendde yazılı nedenle sair temyiz itirazlarının reddine, 2. 3. 4. 5. ve 6. bendlerde açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 31.05.2000 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy