(818 S. K. m. 101, 159)
Dava: Hükmün temyizen tetkiki taraf vekllerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı arsa sahipleri, davalı yüklenicinin sözleşmede kararlaştırılan tarihte yapımını üstlendiği inşaatı teslim etmediğini ileri sürerek her bir dairenin geç tesliminden dolayı günün rayiçlerine uygun kira bedeli toplamı 1.440.000.000 TL.'nın davalıdan tahsilini istemişler; mahkemece alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak sözleşmenin 11. maddesine göre 4 daire için 12 aylık gecikme karşılığı aylık 3.000.000 TL.'dan 144.000.000 TL.'nın tahsiline karar verilmiştir.
Yanlar arasındaki sözleşmenin 11. maddesinde inşaatın geç teslim edilmesi halinde her bir daire başına aylık 3.000.000 TL. gecikme cezası ödeneceği yazılı olup, kararlaştırılan bu miktar ceza-i şart hükmündedir. Davacılar BK. 159/2. maddesi uyarınca sözleşmede öngörülen cezayı aşan zararlarını takeh edebileceklerinden bağımsız bölümlerin belirlenen tarihler arasındaki rayiç kira bedelinin bilirkişi nicelemesi ile saptanması ve cezayı aşan zararın da hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Muaccel bir alacağın borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. (BK. m. 101) Dava açılmazdan evvel borçluya bir ihtar çekilmemiş ya da bu konuda bir icra takibi yapılmamışsa o takdirde temerrüt faizine dava tarihinden itibaren hükmedilir. Somut olayda, eksik işler bedeli yönünden temerrüt oluşmadığından dava tarihi yerine 30.7.1995 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru olmadığı gibi gecikme tazminatı yönünden 12.8.1997 tarihli davacılar tarafından keşide oluşan ihtarın davalıya tebliğ tarihi araştırılıp ihtarla tanınan süre de nazara alınarak tespit edilecek temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, faizin 30.7.1997 tarihinden başlatılmış olması da usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
Sonuç: Yukarda (1) bentte yazılı nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2) bentte açıklanan nedenlerle davacılar yararına, (3) bentte açıklanan nedenlerle de davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istekleri halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 7.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy