(2004 S. K. m. 277, 282)
Dava: Hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, alacaklı bankanın davalılar aleyhine İİK.'nın 277 ve müteakip maddelerine göre açtığı tasarrufun iptali davasında; davalılar, ikametgahlarının Adana ilinde olduğunu, dava konusu gayrimenkulün de Adana'da bulunduğunu ileri sürerek Adana mahkemelerinin yetkili olduğunu bildirmiş, mahkemece yetki itirazı yerinde görülerek davanın yetki yönünden reddine karar verilmiştir.
İİK.'na göre açılmış iptal davaları için yetki konusunda bu kanunda özel bir hüküm yer almamıştır. Dava taşınmazın aynı ile ilgili değildir. İptal davaları ayni hakka değil, kişisel hakka ilişkin davalardandır. Bu dava sabit olduğu taktirde davacı davaya konu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu taşınmaz ise davalı 3. şahsın üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir. O halde taşınmazın aynına ilişkin olmayan iptal davası usulün 9 ve devamı maddelerinden öngörülen kurallara göre açılabilir.
Davalı borçlu ile davacı alacaklı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin 44. maddesinde İstanbul mahkemeleri yetkili kılınmıştır. Tasarrufun iptali davalarında borçlu ve borçlu ile hukuki ilişkide bulunan 3. kişi arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğundan (İİK.'nın md. 282) yetki sözleşmesi davalı 3. kişi açısından da bağlayıcıdır. Bu itibarla işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 10.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy