(818 S. K. m. 359, 360)
Dava: Hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, elbise dikim bedelinden kalan alacağının tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, elbiselerin hatalı dikildiğinden kalan borcu ödemediğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre, davalının BK. 360. maddesi uyarınca elbiselerin ayıplı dikilmesi nedeniyle kabule zorlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 290 milyon TL. bedelle 3 takım elbise dikimi konusunda eser sözleşmesi yapıldığı, kalan 140 milyon TL. iş bedelinin ödenmediği ve elbiselerin davalıya teslim edildiği konusunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık elbiselerin ayıplı dikimi ve ayıbın kabule icbar edilemeyecek nitelikte olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece 24.10.2000 tarihli duruşmada dinlenilen bilirkişi, incelenen bir adet lacivert ceketin modaya göre 1 cm. kısa olduğunu, uzatılabileceğini bildirmiştir. Daha sonra diğer iki ceketi de inceleyen bilirkişi 21.12.2000 havale tarihli raporunda her üç ceketin de kollarının ve boylarının kısa olduğunun, tadilatla giyilebilir duruma getirilmesinin mümkün olmadığı kanaatini belirtmiştir.
İmal olunan şeyin tesliminden sonra iş sahibi, işlerin mutad cereyanına göre imkanını bulur bulmaz o şeyi muayeneye ve kusurları varsa bunları müteahhide bildirmeye mecburdur. (BK. 359. Md.) Dosyada davalının teslimden sonra makul sürede ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı belli değildir. Ayıp ihbarı yazılı olarak yapılabileceği gibi tanık anlatımıyla da kanıtlanabilir.
O halde mahkemece yapılacak iş, tarafların ayıp ihbarıyla ilgili tüm delilleri toplanarak, ayıp ihbarı süresinde değilse davanın kabulüne, süresinde ise yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna uygun karar vermekten ibrarettir. Yazılı olduğu şekilde çelişkili bilirkişi raporuna göre ve eksik incelemeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 1.10.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy