(2004 S. K. m. 277, 283)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava, İİK.nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı İstanbul 6.İcra Müdürlüğünün 1999/28859 Sayılı dosyasıyla davalı borçlu şirket hakkında 10.9.1999 tarihinde ilamsız icra takibine girişmiş, banka tarafından Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden borçlu şirket lehine tesis olunan kredilerden dolayı 23.8.1998 tarihi itibariyle toplam 402.613.720.104 TL.ye ulaşan asıl alacağın teminat kapsamı (280.000.000 TL) dışında kalan 122.613.720.104 TL.lık asıl kısmı ile, 132.684.879.013 TL.sına belirtilen tarihten tahsiline kadar % 250 temerrüt faizi yürütülmesini istemiştir. Yapılan icra takibi sırasında borçlunun haczi kabil malı bulunamamış, borçlu şirketin 2 no'lu parselde (15598 m2) kayıtlı fabrika ve müştemilatını 3258/4800 hisse itibariyle 125 milyar TL. bedelle 12.11.1998 tarihinde 1/2şer hisse olarak davalı 3.kişilere satılması (280 milyar TL.ipotekle yükümlü olarak) nedeniyle satışa ilişkin tasarrufun iptali için iş bu dava açılmıştır.
Dava konusu taşınmaz banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip sonucu Gebze İcra Müdürlüğünün 1999/535 Tal. dosyasıyla satışa arzedilmiş ve davacı banka tarafından başkaca alıcı olmadığından % 40 bedeli üzerinden 450 milyar TL.ye satın alınmıştır. Bu durumda tasarrufun iptaline karar verilmesi hukuken imkansız hale gelmiş ise de davalı 3.kişilerin borçludan iktisap ettiği dava konusu taşınmaz mal icraen satış sonucu ellerinden çıktığından iptal davası bu malların yerine geçen değere taalluk eder. (İİK. md.283/2) Açılmış olan iptal davası nedeniyle davalı 3.şahıslar bu değer nisbetinde tazminata mahkum olur. Dava konusu taşınmazın icra satışı değeri 450 milyar TL.dan ipotekle temin edilen 280 milyar TL.nın mahsubuyla bakiye 170 milyar TL. yönünden davalıların bedelle sorumlu oldukları gözetilmeyerek açılan tasarrufun iptali davası yönünden işin esasına girilip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde konusu kalmayan dava hakkında karar ittihazına yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 22.10.2001 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy