(2004 S. K. m. 67)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili ile davalı vekili geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı, davalı Belediye'ye yaptığı tamirat işinden dolayı faturalara dayalı olarak icra takip yapmış, bu takipte ( 5.107.495.000 ) TL asıl alacak ile ( 5.897.000.000 ) TL'lık vade farkı tutarının %70 faizi ile birlikte tahsilini istemiş, itiraz üzerine açılan davada mahkemece, itirazın iptaline ve takibin aynen devamına karar verilmiştir.
Takibe konulan faturaların altına yazılan, 10 gün içinde ödenmediği takdirde %10 vade farkı uygulanacağına dair ibare, faturanın zorunlu unsurlarından olmadığından faturalara itiraz edilmemiş olması fatura münderecatının kesinleştiği anlamına gelmemektedir. Böyle bir durumda vade farkı alacağının kesinleşmeyeceği 27.6.2003 gün ve 2001/1 E. 2003/1 K. sayılı İBK.'da ve Hukuk Genel Kurulunun 2002/19-449 E. 2003/491 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. Geç ödeme halinde alacaklara vade farkı uygulanacağına dair taraflar arasında yazılı bir sözleşme ve fiili bir uygulama da bulunmadığından faturalara itiraz edilmemiş olması vade farkı alacağının kesinleştiği anlamına gelmez. Bu durumda vade farkı alacağına ilişkin olarak açılan davanın reddine ve asıl alacak ile %40 inkar tazminatının tahsiline imkan verecek şekilde takibe vaki itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken vade farkı alacağına ve bu miktara isabet eden tazminata hükmedilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bent uyarınca hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 250.000.000 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 16.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy