(1086 S. K. m. 275)
Dava: Davacı P. Endüstriyel Tesisler San. TAŞ ile davalı Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müd. arasında çıkan anlaşmazlığın çözülmesi için seçilen Hakem kurulu tarafından verilen 20.6.2001 tarihli kararın temyizen tetkiki taraflar vekillerince istenmiş ve dosya Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince 21.6.2001 tarihli ve 1260 D. İş sayılı yazı ile gönderilmiş olmakla temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 28.1.1994 günlü ve 1993/4 Esas, 1994/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında tarafların tahkim sözleşmesi veya şartında Hakemlerin uyuşmazlığı maddi hukuk kurallarına göre çözmelerini öngörmeleri halinde buna aykırı karar verilmesinin temyiz nedeni oluşturacağı kabul edilmiştir.
Taraflar arasındaki 21.9.1995 günlü sözleşmenin tahkime ilişkin 45/7. maddesinde ...Hakemlik komitesinin tüm kararları Türk Kanun ve mevzuatlarına uygun olacaktır hükmü bulunduğundan temyiz edilen kararın her iki taraf yönünden de HUMK. nun 533. maddesinde sayılan sınırlı nedenler dışında da sözleşme hükmü doğrultusunda incelenmesi gerekmiştir.
Somut olayda Hakemlerden A. Sav hukukçu, A.Ö. S. İnşaat mühendisi, diğer hakem A. Özdemir ise makine mühendisidir.
HUMK. nun 275. maddesi mahkeme ya da Hakemlerin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişi oy ve görüşünün alınmasını zorunlu kılmıştır. Dosya kapsamına göre; yanlar arasındaki uyuşmazlığın özellikle davacı yüklenici şirketin davalıya ait Mersin Liman Silosu toz toplama sistemi ve kuyu yapısal çatlaklarının yenilenmesi işi kapsamındaki, toz toplama sisteminin tam kapasite ile çalışması sırasında ortaya çıkan problemlerden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Ortaya çıkan böyle bir uyuşmazlığın çözümünde Hakimlik mesleğinin veya inşaat mühendisinin genel ve hukuki bilgisinin yeterli olamayacağı ortadadır. Kaldı ki, hakem kararına muhalefet yazan ve mesleği makine mühendisi olan hakem dahi kendi mesleki bilgisinin bu uyuşmazlığın çözümüne yetmeyeceğini, bu konuda daha özel ve teknik bilgisi olan kişilerin oy ve görüşünün alınmasında zorunluluk bulunduğunu bildirmiştir.
Bu durumda, Hakem Heyetinin HUMK. nun 275. maddesi doğrultusunda özel ve teknik bilirkişilerin oy ve görüşünü alması yasa hükmü gereğidir. O halde, Hakem Kurulunca lüzumunda eldeki uyuşmazlıkta uzman sayılacak kişiler taraflardan ve gerek görülürse ilgili mercilerden sorulup saptanmalı, bu kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan keşif de yapılıp rapor alınarak, özellikle, davalının davacıya gönderdiği 1.11.1995 günlü (Ek 21) sayılı yazı ile yüklenicinin ihbar mükellefiyetini yerine getirip getirmediği, işin geçici kabulü aşamasında ve yine özellikle 2.8.1997 gününden başlayan (Ek 9, 12, 21, 24 ...) sayılı yazılardan, 16.4.1998 (Ek 42) sayılı yazıya kadar işteki eksikliklerin giderilmesi için yeterli uğraşın verilip verilmediği verilmişse isteki eksikliğin mevcut projenin uygulanmasından ötürü giderilmesinin mümkün olup olmayacağı ve sonuçta da davacının 1.11.1995 günlü yazı ile iş sahibini haberdar ederek ortaya çıkan eksiklerden sorumlu tutulup tutulamayacağı hususları ile iddia ve savunmaya ilişkin diğer hususlar incelenip araştırılmalı davanın sonucu hakkında bu şekilde bir sonuca ulaşılmalıdır. Değinilen yönler gözden kaçırılarak eksik araştırma ve inceleme ile karar kurulması bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan Hakem kararının taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine, 20.11.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy