(1086 S. K. m. 337, 338, 339, 340, 341, 342, 343)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı Belediye adına Nazım T. tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalı ile varlığını iddia ettiği akdi ilişkiyi ve iş bedeli tutarını, diğer delillerle kanıtlayamamış ancak yemin deliline dayandığından, davalı Belediyenin eski başkanına eda ettirilen yemine göre mahkemece dava kabul edilmiştir. HUMK.nun 337 ve devamı maddeleri hükmünce yemin davanın taraflarına yaptırılır. Somut olayda olduğu gibi, şayet taraflardan birisi hükmi şahsiyet ise yeminin bu hükmi şahsiyete yemin teklif edilen tarihte temsile yetkili olanına eda ettirilmelidir. Uyuşmazlıkta, yemini eda eden Salih Y.'ın halen davalı belediyeyi temsile yetkili olmadığı ve belediyenin eski başkanı bulunduğu anlaşıldığından, mevcut yemin davalı belediyeyi bağlamaz ve bu yemine dayanılarak hüküm kurulamaz. O halde, mahkemece davacının dayandığı yemin, belediyenin temsile yetkili başkanına yöneltilerek sonucu dairesinde bir hükme varılması yerine, değinilen husus gözden kaçırılarak temsile yetkili olmayan kişiye eda ettirilen yeminle davanın kabulü yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 28.1.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy