(818 S. K. m. 101, 104) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Yanlar arasındaki tarihsiz protokolde, davacı arsa sahibine üç adet daire verileceği, inşaatın 1.4.1995 tarihinden itibaren 30 ay zarfında bitirilerek teslim edileceği, gecikme halinde aylık 30 milyon TL. üzerinden kira tazminatı ödeneceği yazılıdır. Protokole göre inşaatın bitirilip teslim edilmesi gereken tarih 1.10.1997 dir. Takip tarihi 25.12.1998 tarihine kadar 14 ay 25 günlük gecikme söz konusu olup her bir daire için aylık 30 milyon TL.dan hesaplanan kira tazminatı 1.335.000.000 TL.dan ödendiği ihtilafsız olan 350 milyon TL.nın mahsubu ile takibin 985.000.000 TL. asıl alacak üzerinden devamına karar verilmesi gerekirken talep aşılarak dava tarihine kadar kira tazminatı hesabeden bilirkişi raporuna itibarla talep doğrultusunda 1.080.000.000 TL. asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
3- Takip talebinde asıl alacak ile birlikte 341.250.000 TL. işlemiş faiz talep edilmiş, mahkemece takibe itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar verilmiştir. Temerrüt faizine hükmedilebilmesi için borcun muaccel olması yeterli olmayıp borçlunun ayrıca ve usulen temerrüde düşürülmesi gerekir. (B.K. madde 101) Somut olayda davalı borçlu takip tarihinden önce usulen temerrüde düşürülmediğinden asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken işlemiş 341.250.000 TL. faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi kabul şekline göre asıl alacak ve işlemiş faiz tutarı üzerinden takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine neden olacak şekilde hüküm kurulması da BK. 104/son maddesine aykırı görülmüş, bozmayı gerektirmiştir.
4- Davacı tazminata ilişkin istemini icra takibine konu yapmış ve bu takibe itiraz edilmesi nedeniyle iş bu dava açılmıştır. Takip konusu yapılan istem kira tazminatı olup bu tazminatın miktarı yargılama sonucu belirleneceğinden ortada likit bir alacağın varlığından sözedilemez. Bu nedenle takibe konu edilen asıl alacak miktarı üzerinden %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesi de İİK. 67/2 maddesine aykırı bulunmuş, karar bu yönden de bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte yazılı nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2.), (3.) ve (4.) bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 25.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy