(1086 S. K. m. 519, 521, 533)
Dava: Davacı Gayrimenkul Geliştirme İnş.Tur. ve Tic.A.Ş. ile davalı T.Trafik Kazaları Yardım Vakfı arasında çıkan anlaşmazlığın çözülmesi için seçilen Hakem kurulu tarafından verilen 12.3.2001 tarihli kararın temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve dosya Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesince 12.3.2001 tarih ve 2001/832-D.İş sayılı yazı ile gönderilmiş olmakla temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Davacı vekilince dayanılan temyiz itirazları yasada öngörülen temyiz nedenlerinden hiç birisine uymadığından davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dairemizin 24.4.2000 gün, 2000/82 esas, 2000/1967 karar sayılı bozma ilamında; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu'nun 28.1.1994 gün ve 1993/4 esas, 1994/1 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, taraflar tahkim sözleşmesi veya şartında hakemlerin uyuşmazlığı maddi hukuk kurallarına göre çözmelerini öngördükleri takdirde buna aykırı karar verilmesinin temyiz nedeni oluşturacağı, yanlar arasındaki 15.4.1997 günlü sözleşmenin "Anlaşmazlıkların halli" başlıklı 15. maddesinde her ne kadar sözleşmenin uygulanmasından doğacak anlaşmazlıkların tahkim yolu ile çözümleneceği hükme bağlanmış ise de, hakem şartı ile ilgili olan bu maddede ayrıca ve açıkça uyuşmazlığın maddi hukuk kurallarına uygun çözümleneceğine dair bir kayda yer verilmediğinden temyiz konusu hakem kararının ancak HUMK.nun 533. maddesinde sayılan nedenlere hasren incelenmesi gerektiği belirtilerek; davacı yüklenicinin 12.4.1999 günlü hakem heyetine sunduğu dava dilekçesinde, diğer istek kalemleri yanında sözleşmenin imkansızlık yönünden 16.3.1998 gününde sona ermiş olduğunun tespitinin de hüküm altına alınmasını istediği, ilk hakem heyetince bu istek sözleşme tek taraflı olarak feshedildiğinden bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına şeklinde karara bağlandığı, ne varki taraflar arasındaki sözleşme mülkiyet naklini de içeren düzenleme şeklinde yapılmış kat karşılığı inşaat sözleşmesi olup bu sözleşmeden tek taraflı dönmenin mümkün olamayacağı, bu tür sözleşmelerden dönmenin sonuç doğurabilmesi için ya dönme iradesinin karşı yanca kabulü veya mahkemenin bu konuda karar vermesi gerekeceği, oysa somut olayda karşı yanın kabulü bulunmadığından feshin sonuç doğurabilmesinin hakem kararına bağlı olduğu, bundan dolayı da hakemlerin davacının bu istemi hakkında olumlu-olumsuz bir karar vermelerinin zorunlu olduğuna değinilerek ilk hakem kararı sadece bu yönden HUMK. 533/4 maddesine dayalı olarak bozulmuş, davacının diğer alacak kalemlerinin reddine dair hüküm bozmanın kapsamı dışında kalmıştır.
Hakem Kararı HUMK.nun madde 533/1 dışında kalan diğer üç sebepten herhangi birisiyle bozulmuşsa, bozmadan sonra seçilen hakemler artık bozmanın kapsamı içinde kalmak, sadece bozulan kısımla ilgili hususta inceleme yapıp karar vermek zorunluluğundadırlar. Lehine karar verilen taraf için "usuli müktesep hak" teşkil eden yönleri tekrar tetkik edemezler ve bu hususlarla ilgili herhangi bir karar da veremezler. Ancak Yargıtay'ın bozması hakemin bitaraf olmaması halinde (HUMK. madde 521) veya hakemin ehliyetsizliğine (HUMK. madde 519) dair ise ancak o takdirde yeni seçilen hakemler bozma kararının kapsamı dışına çıkarak, dava konusu uyuşmazlığın tümünü yeniden inceleyip karara bağlarlar. (23.10.1972 gün, 2/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı)
Somut olayda ilk hakem heyetince kurulan hüküm HUMK. 533/4 maddesine dayalı olarak bozulduğundan ve yeni seçilen hakemlerin bakacakları dava eski hakemlerde açılmış olan davanın devamı sayılacağından yeni seçilen hakem heyetince yukarıda değinilen hususlar ve "usuli müktesep hak" kuralı bir yana bırakılarak ilk hakem heyetince reddedilen ve bozmanın kapsamı dışında kalan davacı alacak kalemleri ile ilgili olarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı bulunmuş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, hakem kararının (2.) bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.720.000 lira ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 4.2.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy