(1086 S. K. m. 288) (818 S. K. m. 355) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı icra takibine karşı verdiği itiraz dilekçesinde davacı ile varlığı iddia olunan akdi ilişkiyi inkar etmiş, yargılamaya da katılmayarak münkür duruma düşmüştür.
BK.nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, işin yapılıp teslim edildiğini ve iş bedeline hakedildiğini kanıtlama yükü yükleniciye düşer. Somut olayda, yanlar arasında, yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. İş sahibi olan davalı da sözleşme ilişkisini inkar ettiğinden, bu ilişkinin varlığı HUMK.nun 288. maddesi gereğince davacı yüklenici tarafından senetle ispat olunmalıdır. Uyuşmazlık konusu miktara göre hukuki işlem tanıkla ispat olunamaz. Yasanın bu açık hükmüne rağmen uyuşmazlığın tanık sözlerine dayanılarak giderilmesi doğru olmamıştır. Ancak, davacı, dava dilekçesinde (her türlü delil) demek suretiyle yemin deliline de dayanmış sayılacağından davacıya bu hakkı hatırlatılmalı, akdi ilişki hakkında böylece sonuca varılmalıdır.
Eksik inceleme ile davanın yazılı şekilde kabulü bozmayı gerektirir.
Kabul şekline göre de; İİK. 67. maddesi hükmünce inkar tazminatının hüküm altına alınabilmesi için borçlunun takibe itirazında haksız olması gerekir. Uyuşmazlıkta olduğu gibi yanlar arasındaki alacak-borç ilişkisi yargılama sonucunda ortaya çıkartılıyorsa borçlunun itirazında haksız olduğu kabul edilemez. Bu bakımdan davacının inkar tazminatı isteminin reddi yerine hüküm altına alınması da yanlıştır.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, (2.) bent uyarınca hükmün davalı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 21.3.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy