(3095 S. K. m. 1)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davacı ve davalı Ahmet Gürsel Ö. vekillerince temyiz edilmiş, davalı Ahmet Gürsel Ö. vekili duruşma istemiş olmakla duruşma için tayin edilen günde taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava ve birleştirilen dava, davacının Bodrum ilçesindeki villasının önünde davalı tarafından yapılan havuzun ayıplı yapılması nedeniyle tazminat istemiyle açılmış, mahkemece asıl davadaki tazminat isteminin kabulüne, birleştirilen davadaki tazminat isteminin reddine karar verilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir. Davacı Bodrum Asliye 2.Hukuk Mahkemesinin 1999/207 D.İş dosyasına verilen bilirkişi raporuna itiraz etmemiş, ancak dava dilekçesinde yaptığı araştırma sonucu havuzun tamirinin 9 milyar liraya olabileceğini öğrendiğini, fazla haklarını saklı tuttuğunu belirterek davasını açmıştır. Alınan bilirkişi raporu üzerine de birleştirilen davayı açmıştır. Mahkemece tespit dosyasındaki rapora davacının itiraz etmediği, o rapordaki miktarla bağlı olduğu gerekçesiyle birleştirilen davadaki isteğin reddedilmesi doğru olmamıştır. Davacı asıl dava dilekçesinde tespit dosyasındaki rapora itirazını tamirin 9 milyar liraya yapılabileceğini ileri sürerek belirttiğine ve fazla hakkını saklı tuttuğuna göre, birleştirilen davadaki isteğin de dikkate alınıp değerlendirilmesi zorunludur.
3-Davacı her iki dosyada da reeskont faizi isteğinde bulunmuştur. Eser sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda istek varsa, 1.1.2000 tarihine kadar Merkez Bankasının kısa vadeli kredi işlemlerine uyguladığı reeskont faiz oranı üzerinden, bu tarihten itibaren 4489 sayılı Kanun uyarınca kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı üzerinden kabul edilen miktar için faiz yürütülmesi gerekir. Davacı tarafın isteği olmasına rağmen, kabul edilen miktara yasal faiz uygulanması ve kabul edilen miktar üzerinden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi usul ve kanuna aykırı olmuştur.
4-Dosyadaki İstanbul Teknik Üniversitesinde görevli öğretim üyeleri tarafından hazırlanan ikinci bilirkişi raporunda, havuzun boş bırakılması sonucu izolasyonda bozulmalar meydana gelebileceği belirtilerek, bunun hesabının yapılabilmesi için havuz projesinin dosyaya konulmasının gerekli olduğu bildirilmiştir. Mahkemece proje dosya içerisine getirtilip bilirkişilerden yeniden rapor alınmadan dava sonuçlandırılmıştır. Havuz projesinin dosya içerisine getirtilmesinden sonra aynı bilirkişilerden ek rapor alınması suretiyle, havuzun boş bırakılmasının zarar miktarına etkisi olup olmadığı belirlenmeli, kullanma hatası varsa değerlendirilmeli ve davacının kendi kusurundan kaynaklanmayan gerçek zararı hüküm altına alınmalıdır.
Eksik inceleme ve yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1.bendde yazılı nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, kararın 2.ve 3.bend uyarınca davacı, 4.bend uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcının istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalı Ahmet'e geri verilmesine, 26.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy