(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 101, 104)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava. İcra İflas Kanununun 67. maddesine göre açılmış itirazın iptali istemine ilişkin olup, davalı akdi ilişki bulunmadığından davanın reddini savunmuş, mahkemece, tarafların duruşmadaki beyanlarıyla akdi ilişkinin kanıtlandığı, bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 13.2.2001 tarihli celsede, 4 tane 100'er milyon liralık çek ile 3 tane 80'er milyon liralık senet aldığını, bunlardan bir senet dışında kalanları tahsil ettiğini açıklamış ve beyanını imzasıyla onaylamıştır. Aynı celsede davalı da, akdi ilişkiyi kabul etmiş, 543 milyon liralık iş yapıldığını, 635 milyon TL. ödeme yaptığını imzalı beyanıyla bildirmiş, fazla ödemeyi kanıtlayamamıştır. Borçlar Yasasının 366. maddesi uyarınca yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu davacının 1.144.949.000 TL. tutarında iş yaptığı anlaşılmaktadır. Bundan davacının kabul ettiği toplam 560 milyon TL. ödeme düşüldüğünde davacının, 584.949.000 TL. alacağı kaldığı ortada iken, davacının 1.026.000.000 TL. alacak üzerinden yaptığı takibin devamına imkan tanır şekilde ve ayrıca takipten önce davalının BK. 101. maddesi uyarınca alacak istenilmek suretiyle ihtarname gönderilerek temerrüde düşürülmediği gözetilmeden işlemiş faiz alacağının kabulü ve faize faiz yürütülecek şekilde BK. 104. maddeye aykırı hüküm tesisi de doğru olmamıştır. Öte yandan İİK.nun 67. maddesi uyarınca borçlu davalının icra inkar tazminatından sorumlu tutulması için itirazında haksız olması gerekir. Oysa bu davada, takibe konu alacak yargılama sonucu belirlendiğinden alacağın likit olduğundan sözedilemez. Bu nedenle davalı itirazında haklıdır. Davacı alacaklının icra inkar tazminatı isteminin reddi yerine kabulü de usul ve yasaya aykırı olmuştur. Bu nedenlerle kararın bozulması gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 14.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy