(6183 S. K. m. 24, 27, 28, 29, 30, 35) (213 S. K. m. 10)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Altan Altundağ ile davalı Abdülkerim U. vs. vekili avukat Kadir Deveci geldi. Diğer davalılar vekilleri gelmediler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı hazine takibi 6183 Sayılı Yasa hükümlerince borçlu K... Deri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında yapmış, alacağın tahsilini olanaklı kılan mal varlığına rastlayamadığı iddiasıyla bu davayı şirket ortağı ve yöneticisi Cemil K. ve onunla doğrudan tasarruf ilişkisinde bulunan diğer davalılar aleyhinde açmıştır.
Mahkemece tasarrufa konu malın borçlu şirkete ait olmadığı ve bedeller arasında da fahiş fark bulunmadığı nedeniyle dava reddedilmiş, karar davacı yanca temyiz edilmiştir.
6183 Sayılı Yasanın, 4369 Sayılı Yasanın 21. maddesiyle değişen 35. maddesi uyarınca Limited Şirket ortakları şirketten tahsil imkanı bulunmayan Amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumludur. Öte yandan, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu 3505 Sayılı Yasanın 2. maddesiyle değişik 10/2 maddesinde ise "Tüzel kişiler ile küçüklerin ...." vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, bu ödevlerini yerine getirmemeleri halinde tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödemelerini yerine getirmeyenlerin mal varlıklarından alınacağı hükmüne yer verilmiştir.
Değinilen bu hükümler nedeniyle Cemil K., tahsili olanaksız kalan şirket borcundan doğrudan sorumludur. O halde mahkemenin tasarrufa konu taşınmazların şirkete ait olmadığı şeklindeki gerekçesi yerinde değildir. Bunun gibi, 9 no'lu taşınmazın gerçek değeri 9,5 milyar, 1 no'lu taşınmazın da 9 milyar TL. olduğu halde davalıların taraf olduğu resmi akde göre satışlar sırasıyla 3 milyar ve 250 milyon TL.ye yapılmış, resmi senette taraf olan davalılar senedin aksini yasal kanıtlarla ispatlayamamışlardır.
Açıklanan bu nedenlerle, 6183 sayılı Yasanın 24 ve müteakip maddelerince inceleme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 250 milyon TL. duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınıp, davacıya verilmesine, 29.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy