(2004 S. K. m. 277)
Dava: Dava, İİK.nın 277 ve devamı maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı; borçlu V.'ın aleyhinde yapılan icra takibine konu edilen alacağın gerçekte mevcut olmadığını ve bu alacağın daha sonra davalı N.'e temlik edildiğini ve aynı davalıya satış vaadi sözleşmesiyle taşınmaz devrinin taahhüt edildiğini, tüm bu işlemlerin mal kaçırma amacına yönelik olduğunu ileri sürerek tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davalı M.'nın borçlu V. aleyhine yaptığı icra takibine konu alacak resmi bir belgeye dayanmamaktadır. Bu takip sırasında borçlu V. kendisine tebligat yapılmadan takip talebinin verildiğinin ertesi günü, kendiliğinden icra dairesine giderek borcu kabul etmiş ve kendisine tanına yasal sürelerden de feragat etmiştir. Daha sonra da alacaklı M., takip alacağını davalı N.S.'atemlik etmiştir. N.S. borçlu V.'ın avukatlığını yapan Z.S.ın eşidir. Ayrıca borçlu V.,N.S.'a satış vaadi yoluyla taşınmazını geçirmeyi de üstlenmiştir. Davalı N.'in borçlunun avukatı Z.'nin eşi olduğu tartışmasızdır. Bu haliyle borçlunun durumunu bildiği ve takip konusu alacağın da gerçek bir alacağı yansıtmadığı sonucuna varılmaktadır. Öyle olunca mahkemece davanın kabulü yerine yazılı gerekçelerle reddedilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 25.09.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy