(818 S. K. m. 366) (1086 S. K. m. 74, 284)
Dava: Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş ve temyize cevap dilekçesi ile davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili avukat Ahmet Dumanlı geldi. Davalı avukatı gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Yanlar arasında bedelin kararlaştırıldığı, yazılı bir sözleşme yoktur. Davacı işçilik ücretinin 2.000.000 TL/m2 olduğunu iddia etmiştir. Davalılardan Feyyaz Yüksel ise, davacı ile akdi ilişkisi bulunmadığını savunmuştur. Gerçekten, BK.nun 366. md. uyarınca bedelin kararlaştırılmadığı bu gibi durumlarda iş bedelinin yapıldığı yıl rayiçlerine göre hesaplanması gerekir. Halbuki, bilirkişi, bu bedeli davacının kabulünü de aşarak 2000 yılı fiyatlarıyla değil, 2001 yılı fiyatlarıyla bulmuştur. Üstelik, varlığı inkar edilen Feyyaz ile olan akdi ilişkiyi kanıtlama yükü de davacıya aittir.
Bu durumda mahkemece, bilirkişiden ek rapor alınarak işin yapıldığı 2000 yılı Mart ayı fiyatlarıyla rayiç bedeli saptanmalı bundan davalının kanıtlayacağı ödemeler düşülerek davacı alacağı bulunmalı, bu hesaplama yapılırken de davacının kabulünde olan 2 milyon TL/m2 fiyat aşılmamalıdır.
Öte yandan, davalılardan Feyyaz akdi ilişkiyi inkar ettiğinden ve bu konuda yazılı bir delil olmadığından ancak, davacı dilekçesinde (v.s. deliller) demek suretiyle yemin deliline de dayanmış sayılacağından ilişkinin ispatını teminen davacıya yemin teklif hakkı hatırlatılmalı iddia kanıtlanırsa davalı Feyyaz'da sorumlu tutulmalı, aksi halde bu davalı hakkındaki dava husumet noktasından reddolunmalıdır. Eksik araştırma ve inceleme ile davanın yazılı şekilde kabulü doğru olmadığı gibi, icra takip talepnamesinde istenen % 70 oranındaki faizin değişken olduğu gözden kaçırılarak hüküm altına alınan alacağın % 70'i geçmemek koşuluyla değişen oranlarda faiz yürütülmesi yerine sabit oranda (%70) faiz yürütülmesi de kabul şekline göre yanlıştır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 28.11.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy